Saturday, September 5, 2009

İnsan - İnsanoğlu


* İnsan yanlış bir yol üzerindeki herhangi bir noktada durup geriye dönebilir; geri dönüş yolunun her zaman açık olduğunu bilmeliyiz. (Mehmet Murat ildan)

* İnsan, fırsat tarlasında ekinleri ezerek dolaşan bir gergedandır. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan, sellerin önünde sürüklenen topraklar gibi olmamalı, kendi yolunu kendi yaratmalı, kendi yatağının rotasını kendisi çizmelidir. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan hayatta devamlı koşmamalı, bazen de durup mola vermelidir; doğanın kanunlarına saygı bunu gerektirir. (Mehmet Murat ildan)
* İnsanoğlu “İdeali arama” ilkesine çoğu kez ve hatta hiçbir şekilde uymadığı için olması gereken ilerlemeyi kaydedememiştir. Onun gelişmesi hayallerinin çok çok gerisinde kalmıştır. (Mehmet Murat ildan)
* İçinde bulunduğumuz bütün sistem, bütün düşünce yapısı kendini kandırmacalar üzerine inşa edilmiştir. İnsanoğlu, bir “Kendini kandırmaca ustasıdır!” (Mehmet Murat ildan)
* Çevremize baktığımızda her insanın kesinlikle aynı ölçüde evrimleşmediğini ya da evrimleşemediğini görürüz. Bazı insanlar basamaklarda çok gerilerde kalmışlardır. Akıllı insan, pirinçten özenle taş ayıklayan bir aşçı gibi kendi yaşamındaki taşları, o henüz evrimleşmemiş, düşünceli ve mantıklı hale gelmemiş, görgüden, anlayıştan yoksun, basitlikler bataklığı içinde yitip gitmiş, kalpleri saflık ve temizlikle değil kötü niyetle dolu kişileri ayıklamalıdır. Kısa yaşam yolculuğumuzda huzurlu bir yolculuk için bu gereklidir.
* "Yeni insan," hem bilimin soğukkanlı bakışına ve hem de romantizmin o sıcak, o tatlı, o çocuksu bakışına sahip olmalıdır. İkisinden birisi varsa, o zaman "Yeni insan" olmaz "Yarım insan" olur, "Eksik insan" olur. (Mehmet Murat ildan)
* İnsanoğlunun mükemmel bir tasarım olduğu söyleniyor. Bu çok yanlış ve çok zayıf bir düşünce! Bunu söyleyenler mükemmelliğin ne olduğunun farkında bile değiller. İnsan, şimdilik ortalama seksen yıl yaşayan, son derece kusurlu bir varlık. Küçücük virüsler onu birkaç günde varoluştan koparıp hiçliğe yapıştırabilir. İnsan, zayıftır; hemen her şey onu öldürebilir. Kusursuzluk elbette bu olamaz!.. Tanrı tasarımı elbette böyle bir şey olamaz. Bu bence biz insanoğullarının tanımladığı o üstün yetenekli Tanrı'ya hakaretten, Tanrı kavramını kavrayamayıştan başka bir şey değil. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan önemli bir varlık, ama "Yüksek" yeteneklerle tanımlanmış bir Tanrı elinden çıkmış niteliklere asla sahip değil. Bütün mesele burada. İnsan mütevazı değil; kendi yerini bilmiyor; kendisinin Tanrı tarafından yaratılmış özel bir canlı olduğu illüzyonuyla tatmin oluyor. Ben buna kompleks diyorum! Ben buna megalomanlık diyorum, gerçeklerden kopmuş kibir diyorum. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan, zihnini yüksek olanla doldurmalıdır. En büyük zaferler hep yükseklerdedir çünkü. (Mehmet Murat ildan)
* Küçük tepeler sıradan insanlarla doludur, çünkü oralara çıkmak çok kolaydır. (Mehmet Murat ildan)
* İnsanları oldukları gibi almayın; onları inceleyin, araştırın, testlerden geçirin, bazen saf davranın, safdil olun, aptal olun, hiçbir şey bilmiyormuş gibi yapın ve karşınızdakinin davranışlarını gözlemleyin. Yaşam, iyiymiş gibi görünen kötülerle, yetersizlerle, maskeli yüzlerle yola devam edilemeyecek kadar değerli ve kısadır. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan, karşılaştığı şeylerin, görüşlerin, fikirlerin, ideolojilerin içinden bir şeyler seçer ve onları kendi içine alır. Hıristiyanlıktan birkaç güzel fikir alır, Yahudilikten birkaç iyi şey alır, Budizm’den iyi bir şeyler alır, yabancı bir topluma gittiğinde oradan birkaç güzel şey, birkaç ya da birçok iyi değer seçer; karşılaştığı her şeyin, her kültürün, her toplumun iyi yönlerini alır, almaya çalışır ve kendinde bir sentez yaratır. “Üst insan” işte bu sentezle oluşacaktır. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan bazen dev dalgalara yapayalnız karşı koymak ister; karşı koyarkenki çırpınmaların, aciz durumlara düşüşlerin kimse tarafından görülmesini istemez. (Mehmet Murat ildan)
* Varoluşçu Zorba-Buda! İşte yeni insan türü budur! Nikos Kazancakis'in eserindeki Zorba gibi dışa dönüp hayatı güzelce yaşayan, ama aynı zamanda da Buda gibi içe dönerek onu farkındalıklarla, meditasyonla zenginleştiren ve bunlara ilaveten, varoluşunu sürdürebilmek için bütün inancını bilime bağlamış, onun gelişmesi için her türlü katkıyı en üst düzeyde ve en acil biçimde yapan kişi Varoluşçu Zorba-Buda'dır. (Mehmet Murat ildan)
* Gerçekler konusunda insanoğlunun hiç şüphesiz küresel ölçekte kışkırtılmaya ihtiyacı var. Zihinler iğnelenmeli, düşünceler kamçılanmalıdır. (Mehmet Murat ildan)

* İnsan, kedi gibi bir köşeye sıkıştı mı, yapmayacağı şey yoktur. (Mehmet Murat ildan)
* Âdem’le Havva’nın çocukları ve onların torunları, yani insanoğulları iki gruba ayrılırlar: Maymunlar ve mumyalar! Maymunlar hareketli, neşeli ve gülünçtürler; mumyalarsa donuk, keyifsiz ve can sıkıcıdırlar! (Mehmet Murat ildan)
* İnsan, illüzyonları, serapları sever ve onları gerçekmiş gibi algılar. Eline “Masallar bayrağını” alır ve onu gururla dalgalandırır; ona ölümüne sahiplenir. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan bazen kendisini harcatmamak için başkalarını harcamalıdır. (Mehmet Murat ildan)
* İnsanın zihni projelerle doludur ve tıpkı para atılınca şarkı çalan müzik kutuları gibi insan da zamanın herhangi bir anında projelerinden birini seçip onu doyasıya yaşayabilir. İnsan, projelerinin, hayallerinin zenginliği ölçüsünde gençtir. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan bazı kere, en zalim fırtınalara yakalandığında en basit kovuklara sığınır. (Mehmet Murat ildan)
* Bazı insanların geri vitesleri olmaz; onlar sanki hep ileriye gitmeye mahkûm olmuşlardır. (Mehmet Murat ildan)
* Karınca ezmemiş bir insan yoktur; peygamber olduğunu söyleyenler de dâhil her insan karınca ezmiştir.
* İnsanın kendisinden gizleyemediği bir şey onun yüzünde gizemli gölgeler yaratır ve bir başkası da bu yüze bakarak o karaltıları sezebilir, görebilir. (Mehmet Murat ildan)
* Sürekli olarak sıradan insanlar görüp de ardından şaşırtıcı bir biçimde orijinal, bütünüyle sıra dışı birisine rastlanırsa insan bundan çok büyük bir haz duyar. Alelâde, kalıplaşmış, klişeleşmiş, niteliksiz, özelliksiz, hiçbir derinlikleri olmayan kişilere rastlamaktan fena halde bıkmışızdır. Çorak topraklarda meyveli bir ağaca rastlamayı, kızgın çöllerde bir vahanın tatlı hurmalarını görmeyi kim istemez ki? (Mehmet Murat ildan)
* İnsanlar yalnızca çivilerle değil, çok kalın veyahut çok ince seslerle de pekâlâ çarmıha gerilebilirler. Tiyatrolarda gür, operalarda da tiz sesi işitince seyircilerin geriye doğru gidip koltuklarına mıhlanmış gibi yapışmaları bunun ispatıdır. (Mehmet Murat ildan)
* Şiddetin, saldırının başlangıç görüntüsü, insan olsun hayvan olsun, hepsinde birdir. İnsan da zaten adı “İnsan” olan tuhaf bir hayvandır. İnsan, bu “İnsan” sözcüğünü kendisini hayvanlardan ayırmak için bir “Paravan” olarak ustaca kullanır. Kurnazca ismini değiştirir ve mensup olduğu aileden kendisini zekice soyutlar.
* Keşke keşke, keşke!.. Zavallı insanoğlunun acınası hayatı “Keşkelerle,” bir türlü bitmek bilmeyen ahlarla, vahlarla, tühlerle, eyvahlarla geçer hep. (Mehmet Murat ildan)
* İyi bir yolda dosdoğruca, dürüstçe yürümek insanlara her zaman zor gelmiştir ve gidilen doğru yoldan sapmalar insanın hayvani içgüdülerine, vahşi deliliklerine yenilme konusunda ne denli zayıf bir yaratık olduğunu tarih boyunca trajik bir biçimde defalarca ispatlamıştır. (Mehmet Murat ildan)


* En masum insan bile şartlar talihsiz bir biçimde şekillendiğinde canavarlaşabilir, doğru yoldan ayrılabilir. (Mehmet Murat ildan)
* Bazı insanların yola öyle mükemmel çıkışları, yolu öylesine harika kavrayışları olur ki, onların bu yolda çok uzak mesafeleri çok emin bir şekilde fazla gecikmeden ve güvenle alacakları konusunda hiç şüphe duyulmaz. (Mehmet Murat ildan)
* İnsanoğlu, canlılar âleminin en usta aktörü, en iyi aktrisidir; o yüzden herhangi bir konuda gerçeği mi yansıtıyor yoksa sinsice rol mü yapıyor diye her zaman dikkat edilmelidir ona. Bazen hissettiğinin tam aksini yansıtmakta gerçek bir ustadır âdemoğlu. İsterken istemez görünmek, dışarıdan ağlarken içerden sevinmek, böyle riyakârca tezatlar, inanılmaz samimiyetsizlikler insanoğlunun tarihinin hangi sayfasında mevcut değildir ki? (Mehmet Murat ildan)

* İnsan bir şeytandır; şeytanın ta kendisi insandır!.. (Mehmet Murat ildan)
* İnsanlar ikiye ayrılırlar: Bozanlar ve tamir edenler. (Mehmet Murat ildan)
* Saf insanlar kurnaz olanların hayatını kolaylaştırırlar. (Mehmet Murat ildan)
* İnsanoğlu bazen iyilik yapmak istediklerine bilmeden kötülük, kötülük yapmak istediklerine de bilmeden iyilik eder. (Mehmet Murat ildan)
* Bazı insanlar bir kaşıktır âdeta, her yeri karıştırıp, allak bullak ederler! (Mehmet Murat ildan)
* Her insanın içinde bir hayvan gizlidir. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan, mide bulandırıcı bir hamamböceğiyle beraber dolaşmaya başladı mı, artık ezilmeyi de göze almış demektir. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan bazen yaşamda hiç bilmeden bir kukla oynatıcısı olabiliyor; farkında olmadan asla tahmin edemeyeceğimiz olayların ve kişilerin iplerini çekiyoruz, onların hareketlerini belirliyoruz. (Mehmet Murat ildan)

* İnsanoğlu bir "Hata küpüdür,"; her hata yaptığımızda, insan olduğumuzu kanıtlarız bir anlamda! (Mehmet Murat ildan)
* Bizi dinlemeyen insanların kulak zarları kale kapısı gibidir, içeri girmek için gök gürültüsü gibi gürlemek, koçbaşıyla kırmak gerekir. (Mehmet Murat ildan)
* Her insan kendi kendinin çobanıdır. (Mehmet Murat ildan)
* Uygar insan, en vahşi anında bile içi pamukla doldurulmuş bir kaplandan daha zararsızdır. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan dediğimiz bir “Sünger parçası” değildir; süngeri lağım suyuna da batırsak, mürekkebin içine de soksak önüne konulanı içine çeker, hiç itiraz etmez! İnsanın “İtiraz etme” gücü vardır. (Mehmet Murat ildan)
*İnsan bir hatırlama makinesidir; bütün yaptığımız bir şeyleri hatırlamaktır, çünkü hayat bir kırlangıç gibi hızlı uçar, gerçeklik hemen gözden kaybolur. (Mehmet Murat ildan)
*İnsan, bir mermer parçasıdır; Michelangelo'nun başyapıtlarının aksine, insan, doğa tarafından bilinçsiz olarak yontulmuş ve kusurlu bir biçimde şekillendirilmiştir. (Mehmet Murat ildan)
*Sonsuz okyanussal ufuklara sahip olmak! Bir insanın ulaşılamayacak olana ulaşması için ihtiyacı olan tek şey budur! (Mehmet Murat ildan)
*İnsan, evrenin karıncasıdır; önemli bir yaratık değildir, en azından şimdilik!.. (Mehmet Murat ildan)
* Bitkiler yüzlerini Güneşe dönerler; Hayvanlar, toprağa; ve İnsanlar, karanlığa! (Mehmet Murat ildan)
* Herkes hayata bir 'yol-kullanıcı' olarak başlar ve yalnızca az sayıda insan bir 'yol-yaratıcı' olarak devam eder! (Mehmet Murat ildan)
* İnsanın belirlilik araması devasız bir çaresizlik hareketidir; sallanan bir gemide sallantısız bir yer aramaktır bu! (Mehmet Murat ildan)
* Her yükseklikte insan kendisini alçakta hisseder, çünkü insan açgözlü ve doyumsuzdur! (Mehmet Murat ildan)

No comments:

Post a Comment