Wednesday, December 30, 2009

Özdeyiş

*Özdeyişler, insan aklının altın madenidirler; bilgelik okyanusunun gümüş incileri ve zeka yağmurunun serin damlalarıdırlar. (Mehmet Murat ildan)
*Edebiyat bahçesinde, en yüksek ve en karizmatik çiçekler her zaman için özdeyişlerdir. (Mehmet Murat ildan)
* Akıllı bir özdeyiş ünlü olmayabilir ve ünlü bir özdeyiş de akıllı olmayabilir. Akıllı olana yapış çünkü ötekisi sadece bir köpük! (Mehmet Murat ildan)
* İyi bir özdeyiş, çok güçlü bir rüzgardır; bir insanın yönünü değiştirebilir. (Mehmet Murat ildan)
* İyi bir özdeyiş için en büyük trajedi anonim olmasıdır; kötü bir özdeyiş içinse, sahibi bilinir ve ünlü olmasıdır! (Mehmet Murat ildan)
* İyi bir özdeyiş kışkırtıcı olmalıdır; akıldaki eski ve yanlış bir kaleyi bir vuruşta yıkacak kadar kışkırtıcı! (Mehmet Murat ildan)

Sunday, December 6, 2009

Ay Işığı

* Güzel Ay ışığı altında hiçbir çirkin gerçek kalmaz; çamur bile bir pırlantaya dönüşür! (Mehmet Murat ildan)
*Ay'da bir parça arazi satın almayı isterdim, çok ileri görüşlü, son derece iyimser ve mutlak bir biçimde çılgın hissetmek için!.. (Mehmet Murat ildan)

Yağmur

* Gökyüzünde bulutlar yokken, harika güneşin altında yağmuru hatırla ve şemsiyeni tamir et!" (Mehmet Murat ildan)
* Her yağmur yağışında, Tanrı'ya kaç kez teşekkür etmesi gerektiğini bilmek için toprak her damlayı sayar! (Mehmet Murat ildan)

Thursday, November 26, 2009

Taht

* Hiçbir koyun kurtlar imparatorluğunda kral olamaz, ancak her kurt koyunlar krallığında imparator olabilir. Pençe, tahtın anahtarıdır." (Mehmet Murat ildan)

Monday, November 23, 2009

Dağ - Dağcı

* Dünyanın en iyi dağcısı da olsanız, büyük bir dağın üzerindeki küçük bir noktasınızdır halen. (Mehmet Murat ildan)
* Dağlarda bir yılda dört mevsim yoktur; o tanrısal yüksekliklerde bir günde kırk mevsim vardır. (Mehmet Murat ildan)
* Yalnızca akıllı tepeler yüksek dağları kıskanmazlar! Yüksek rakımlarda mutluluk yoktur. (Mehmet Murat ildan)

Sunday, October 25, 2009

Gelecek

* Hiçbir göz geleceği okuyamaz, çünkü o henüz yazılmamış bir kitaptır!.. (Mehmet Murat ildan)
* Gelecek, herhangi biri için zorlu vizeleri olan meçhul bir ülkedir. Herkes bu ülkeyi ziyaret etme şansına sahip olamayacaktır. (Mehmet Murat ildan)
*Ertelemek ve sürüncemede bırakmak, geleceğe pranga vurmaya karşı yapılabilecek en iyi harekettir. (Mehmet Murat ildan)
* Gelecek, boş bir kağıttır, ama mutlak bir biçimde boş değildir; geçmişin çizimlerinin gölgeleri oradadır, kağıdın üzerinde! (Mehmet Murat ildan)
* Gelecek, freni patlamış bir arabadır; yüksek bir hızla üzerimize doğru gelmektedir. (Mehmet Murat ildan)

Friday, October 23, 2009

Öğretmen - Hoca - Usta

* İlkokul hocaları çok önemlidir. O çağlar, o yıllar binaların temelleriyle aynı değere sahiptirler. (Mehmet Murat ildan)
* Öğrenci boş bir bardaktır; hoca onu özenle doldurur ve bardak dolunca da yeni bir bardak arar artık; hocanın dolu bardakla işi yoktur. (Mehmet Murat ildan)
* Öğretmen yoktur, herkes öğrencidir; usta yoktur, herkes çıraktır! Herkes, bir başkasını bütünler ve bir başkası tarafından da kendisi bütünlenir. (Mehmet Murat ildan)
* Ustalar bazen çıraklarına her şeyi öğretmezler; özenle saklarlar bazı incelikleri kendilerine. (Mehmet Murat ildan)
* Üstün nitelikli bir öğretmenle karşılaşınca, onun kanını vampir gibi emmek, böylece onu içselleştirmek, onunla bütünleşmek, onun bilgeliğini kendi bilgeliğimiz haline getirmek gerekir. (Mehmet Murat ildan)
* Gemiler için olduğu gibi insanlar için de karanlık fırtınalı geceler güneşli sakin günlerden daha iyi öğretmendirler. (Mehmet Murat ildan)
* Hiç kimse öğretmen olarak doğmaz ve yalnızca bazıları öğretmen olarak ölür! (Mehmet Murat ildan)

Thursday, October 22, 2009

Hayvanlar

* Bir ayı, yerde bir yılan gibi süründüğünde kimseyi korkutamaz; ancak bir kobra gibi dikelip iki ayağı üzerinde haykırdığı zaman etrafındakiler kaçacak yer ararlar! (Mehmet Murat ildan)
* Kediyi köşeye sıkıştırırsak bizi tırmalar, zaman zaman süt verirsek bize minnet duyar. (Mehmet Murat ildan)
* Sabahın ikisinde, üçünde mutfağa girerseniz, sağa sola kaçışan hamam böceklerini görürsünüz, çünkü onlar ev sahipleri “uyanıkken” etrafta fazla dolaşmazlar. (Mehmet Murat ildan)
* Gelin bütün hayvanat bahçelerindeki hayvanlara özgürlüklerini verelim, verelim ki hayvan olmadığımızı onlara gösterelim!.. (Mehmet Murat ildan)
* Ördekler sevimli, kargalar zekidirler, fakat ben yunusları tercih ederim, çünkü onlar hem sevimli hem zekidirler. (Mehmet Murat ildan)
* Su birikintisindeyken havuzu, havuzdayken gölü, göldeyken de okyanusu iste. Bir kurbağanın yıldızlara ulaşmasının yolu budur!.. (Mehmet Murat ildan)
*Kargalar, baykuşlar veya siyah kediler asla meşum değildirler; insanoğlunun batıl zihnidir asıl uğursuz olan!.. (Mehmet Murat ildan)
* Büyük büyük büyük vs. babamın Evrim Kanunu'na göre bir maymun olmasına aldırmam, ama bir sırtlan ya da bir çakal olması pek hoşuma gitmez!.. (Mehmet Murat ildan)
*Gerçi, aslan heybetli, soylu bir hayvandır, ama yine de bir hayvandır! (Mehmet Murat ildan)
*Tanıdığım bütün eşeklerin kulakları küçüktü! (Mehmet Murat ildan)
*Köpekler birkaç şeyle mutludurlar çünkü pek çok şeyle mutsuz olan insanı önceden gözlemlemişlerdir. (Mehmet Murat ildan)
* İnsanlar kafesleri icat ettiklerinden beri kuşlar özgür değiller. (Mehmet Murat ildan)
* Kuzular uçsaydı, kurtların da uçmak için kanatları olurdu! (Mehmet Murat ildan)
* Hayvanat bahçelerinde, hayvanlarla birlikte insanın insanlığı da mahkum edilmiştir. Hiçbir kafes insani değildir! (Mehmet Murat ildan)

Sunday, October 18, 2009

Sabır

* Çorbayı çatalla içebiliriz; sadece uzun zaman alır; sabırlı olduğumuz sürece onu toplu iğneyle bile içebiliriz!.. (Mehmet Murat ildan)
* Sabır, insanı hareketsiz bırakmak için Şeytanın bir komplosudur! Ölümlü insan sabırsız ve aceleci olmalıdır! Sabır yalnızca ölümsüzler içindir! (Mehmet Murat ildan)
* Bir tas çorba için küçük bir kaşık sabırlı olmayı öğretir; büyük olanı ise açgözlülüğü! (Mehmet Murat ildan)

Thursday, October 15, 2009

Deniz - Okyanus

* Deniz, bir su çölüdür ve çöllerin tekdüzeliği, acımasızlığı denizlerde misliyle mevcuttur. (Mehmet Murat ildan)
* Akıllı bir okyanus, fırtınanın kendisini çalkalamasına kızmaz; neden çalkalanmayacak kadar yoğun olmadığına kızar sadece! (Mehmet Murat ildan)
* İyi bir kaptanı olan kötü bir gemiyle denize açılmayı kötü bir kaptanı olan iyi bir gemiyle denize açılmaya tercih ederim. (Mehmet Murat ildan)

Tuesday, October 13, 2009

Kadın

* Her kraliçe bir kadındır ama her kadın bir kraliçe değildir. (Mehmet Murat ildan)
* Erkeğin zihni büyüklük hastalığından kurtarılmadıkça kadın özgür olamaz! Onun yücelik kuruntusu, cinsler arasındaki eşitsizliğin anasıdır! Ondaki bu şiddetli özseverlik yok edilinceye dek, kadın gerçek özgürlüğüne kavuşamayacaktır! (Mehmet Murat ildan)

Çoban

* Çobanlar pek çok gizemli dil bilirler. Koyunların ve köpeklerin, yıldızların ve göklerin, otların ve çiçeklerin dillerini konuşabilirler. (Mehmet Murat ildan)
* Bir koyun musunuz? Çobanınızdan kurtulmak mı istiyorsunuz? Vahşi diş geliştirip pençe çıkarana kadar bunu unutun ve o zamana dek, kaval sesiyle mutlu olmaya bakın! (Mehmet Murat ildan)

Wednesday, October 7, 2009

Ayna

* Aynaya baktığımda kendimi göremezsem, yok olduğumu değil aynanın bozuk olduğunu düşünürüm. (Mehmet Murat ildan)

Gölge

* Güneşten kaçan zavallı bir gölge küçük bir taşın ardına sığınır, ama bilir ki, güneş yükselecek ve kaçacak hiçbir yer kalmayacak. (Mehmet Murat ildan)
* Bizim gölgelerle işimiz yok, biz ışıklarla ilgileniyoruz. (Mehmet Murat ildan)
* Bir adamın gölgesi kendisinden daha parlaksa, o zaman o adam bizzat kendisi gölge olur. (Mehmet Murat ildan)
* Hiç kimse gölgeye yasak koymaz, çünkü gölgenin bir gücü, bir etkisi, bir şeyleri değiştirebilecek bir yapısı yoktur; gölge, bir hiçtir. (Mehmet Murat ildan)
* Gölge, ışığın oğludur; böyle bir oğul, çöllerde babasından daha değerlidir. (Mehmet Murat ildan)
* Gölgemi seviyorum, bana var olduğumu hatırlatıyor!.. (Mehmet Murat ildan)
* Hayatımdaki bütün gölgelere ve bütün karanlıklara teşekkür ederim; onların sayesindedir ki ışığı şimdi eskisinden çok daha fazla seviyorum. (Mehmet Murat ildan)
* Gölgelerle arkadaş olmayın, çünkü gölgeler gülümsemezler! (Mehmet Murat ildan)
* Gölgeyle konuşmak için karanlığın dilini bilmeniz gerekir! (Mehmet Murat ildan)
* Twitter'da sıfır takipçiye sahip olmak mümkündür; fakat gerçek hayatta bu imkansızdır çünkü herkesin bir gölgesi var! (Mehmet Murat ildan)

Friday, September 11, 2009

Deha - Dahi

* Deha, karanlıkta ışıksız görebilmektir. (Mehmet Murat ildan)

* Her mutsuz dâhi, mutlu bir aptalın yerinde olmayı düşler. (Mehmet Murat ildan)
*Terazinin bir kefesine dâhi bir insan koyun, ötekine de bin tane akıllı adam, dehanın kefesi ağır basar. (Mehmet Murat ildan)
*Bir dahinin aptalca şeyler yapma olasılığı, bir aptalın dahice şeyler yapma olasılığından çok daha yüksektir.
*Bir güvercinin bir kırlangıcı, akıllı bir insanın bir dahiyi yakalaması imkansızdır. (Mehmet Murat ildan)
*Akıllı, bulutlara vardığında; dahi, çoktan yıldızlardadır. (Mehmet Murat ildan)
* Akıllı adam bir tavuktur; uçabilir, fakat fazla değil! Dahi ise göçmen kuştur; büyük yüksekliklerde ufukta kayboluncaya dek uçabilir! (Mehmet Murat ildan)

Değer - Kıymet - Önem - Takdir

* Ancak ateşin içinden çıkmış biri bilebilir tam manasıyla, güneşin altında parıldayan berrak suyun o paha biçilmez değerini. (Mehmet Murat ildan)

* Dün, seyrek gölgesinde oturup dinlendiğimiz bir ağaç bugün orada yoksa, o gölgeyi daha koyu olarak hatırlarız. Kıymet, bir şeyi kaybedince artar. (Mehmet Murat ildan)
* Fiyatımızı her zaman kendimiz saptarız; değerimizi sonsuzluğa eşitlemek her daim iyidir böylece hiç kimse bizi satın alamaz!.. (Mehmet Murat ildan)

Dans

* Yere düşerken havada dans eden bir yaprak düşünün; yaprağın aklında o dans edişten aldığı hazdan başka ne vardır ki? İşte ben buna olayı gerçekten yaşamak derim; dans işte böyle edilir, her şeyi unutarak, dansın içinde tümden kaybolarak, yapılan işin dışında her şeyi anlamsızlaştırarak. (Mehmet Murat ildan)

Dalkavuk


* Kafası çalışan bir beyefendi, askıntı bir dalkavuk görünce hiç düşünmeden ve hiç üşenmeden “Hoşt” demeli!.. (Mehmet Murat ildan)


* Paralı bir adam “Darı-kafalı” ise, dalkavuk da aç bir tavuk gibi onun peşine düşer; adamın aklı kazara başına gelirse, tavuğa dönüp “Kışkış” eder. (Mehmet Murat ildan)

Çağdaş - Modern

* Çağdaş görünüm gerçekten önemlidir. Fransız cumhurbaşkanı ya da Alman şansölyesi şalvar giyip bir konuşma yapsa ve hep şalvarla dolaşsa, artık onun çağdaş olduğunu dünyada hiç kimseye kanıtlayamazsınız. (Mehmet Murat ildan)

Cesaret - Cüret

* Eğer bir insan karşı karşıya kaldığı tehlikenin bilincinde değilse gösterdiği cesaret kesinlikle bir cesaret değildir. Küçük bir çocuk donmuş bir göl üzerindeki buzda koşa koşa oynar, çünkü tehlikenin boyutlarını bilmiyordur, buz gibi soğuk suyun içine düşüldüğünde kaslar üzerindeki o müthiş etkisinden haberdar değildir. Cahil cesareti gerçek cesaret değildir; o, bir cesaret bile değildir. (Mehmet Murat ildan)

* İnsan bazen söylenemezleri büyük bir cüretle pat diye söyleyiverir. (Mehmet Murat ildan)

* Nefes nefese takip edilirken bir çıkmaz sokakta yolun sonuna gelen insan, ileriye gidemez, mecburen geriye döner ve arkasından kendisini kovalayanla korka korka da olsa yüzleşir; işte bu, sahte bir cesarettir; bir çaresizlik cesaretidir. (Mehmet Murat ildan)

* Azıcık cesaret çok şeyi çözer. (Mehmet Murat ildan)
* Tilkiler gece ortalığa çıkıncaya kadar, tavuklar; ölüm alacakaranlıkta gelinceye kadar da ölümlüler cesurdurlar. (Mehmet Murat ildan)
* Cesaret bir gaz pedalıdır ve korku da bir fren; hedefimize giderken ikisine de ihtiyacımız var. (Mehmet Murat ildan)
* Cüret! Her başarının altında bu büyülü söz yatar! (Mehmet Murat ildan)

Büyük - Büyüklük

* Suyun derinliklerinde sessizce, gözlerden uzak bir şekilde dolaştığı sürece, bir balinanın bir hamsi balığından hiçbir farkı yoktur; varlığı, yokluğu, büyüklüğü küçüklüğü bilinemez çünkü. Ne zaman ki balina o iriyarı gövdesiyle ve görkemiyle suyun üstüne çıkar, işte ancak o zaman anlaşılır onun ne dev, ne güçlü bir şey olduğu. (Mehmet Murat ildan)
* Büyük adam, bir kuyunun dibinde bile halen büyüktür; küçük adam ise bir dağın zirvesinde bile halen küçüktür!.. (Mehmet Murat ildan)
* Ne kurtlardan korkan ne de kuzuları inciten bir adam büyük bir adamdır! (Mehmet Murat ildan)
* Büyüklük, mütevazı kalmaktır bütün dünya sizi görürken büyük! (Mehmet Murat ildan)
* Büyük adamlardan her zaman büyük şeyler bekleyemeyiz; ama küçük adamlardan her zaman küçük şeyler beklemeliyiz! (Mehmet Murat ildan)

Bütün - Tüm


* Bir tabloya bakınca onun tamamını görmek gerek; sadece küçük bir köşesine bakıp tabloyu beğenmek, büyük yanlışlıklara sürüklenmek demektir. (Mehmet Murat ildan)


* Birbirinden ayrılmaz üç kafadar arkadaştan biri eksildiğinde, diğer iki arkadaşın konuşmaları biraz anlamsızlaşır. Üç ayaklı bir masanın bir ayağı kesilince de böyle olur; masa halen oradadır, fakat eğrilmiş, güzelliğini kaybetmiştir. Bir bütünden önemli bir parça çıkmış ve artık o bütünün büyüsü bozulmuştur. Bütünün güzelliğinin sırrı, değişik parçaların oluşturduğu sihirli birlikteliktedir. (Mehmet Murat ildan)

* İnsanoğlu her nedense bir bütün halinde duran bir vazonun fevkalade güzelliğini anlayamıyor; parçalanmış bir vazonun her bir parçası da kendisini vazo sanıyor ve öylesine aldanıyor ki!.. (Mehmet Murat ildan)

Bulut - İcat - Keşif

* Tıbbın buluşları bir havai fişektir! Onları bir şölen havasında kutlamalıyız. (Mehmet Murat ildan)

* Yepyeni buluşlar, hayal ateşlerini körükleyen şaşırtıcı icatlar çalışkan heykeltıraşlar gibi geçiş döneminde doğanların dünyasını daha önce hiç görülmemiş boyutlarda şekillendirirler. (Mehmet Murat ildan)

Borç


* Borç dediğimiz sırtımızdaki bir höyüktür; insanı ezen hantal bir yüktür; yükleri de yalnızca aklı kıt hayvanlar, develer, katırlar ve eşekler taşırlar; akıllı insanın sırtı düzdür. Borç denen o iğrenç hörgüçle çirkinleşmek istemem; özgür kanatlarıma yapışmış alacaklı çamurunu hiç çekemem!.. (Mehmet Murat ildan)


* Şu dünyadan ayrılırken ödenmemiş hiçbir borcu kalmamış olana, evet, işte ona ne mutlu!.. (Mehmet Murat ildan)

Bilgi

* Bilgi, kıvılcım gibidir; zihnimizin samanlığında çakar ve bir alev yaratır, insanı ısıtır; sıcaklık güzeldir. (Mehmet Murat ildan)

* Doğru bilgi, insanı her zaman acıktırır, güzel baharatlar gibi insanın iştahını açar; yemekle tadına doyulmaz onun; yedikçe yemek ister insan. (Mehmet Murat ildan)
*Daha büyük bilgi, daha sessiz insan. (Mehmet Murat ildan)
*Bilgi, içildiğinde susatan tek sudur. (Mehmet Murat ildan)

Ateist - Tanrıtanımaz

* Ben ateizmi onaylamıyorum. Fakat şunu iyi bilmeliyiz ki, ateizm de bir inançtır! Tanrı yok diyorsanız sizin inancınız bu demektir. İnançsız insan mümkün değildir. Herkes inançlıdır ve o yüzden de "İnançlı" insan deyimi gereksizdir; tıpkı “İki kulaklı insan” demenin gereksiz olması gibi bir şeydir bu, çünkü zaten herkes iki kulaklıdır. (Mehmet Murat ildan)

* Bir insanın Tanrıtanımaz olduğunu söylemesi pek bir önem arz etmez; bunun pratik bir karşılığı var mıdır, bu görüşte kişi ne kadar samimidir ona bakmak gerek. Diyelim ki bir uçaktasınız, uçak arızalandı, tek motoru durdu, düşme tehlikesi çok yüksek; eğer o anlarda Tanrı'dan, evrensel bir güçten yardım diliyorsanız siz gerçek bir ateist değilsiniz demektir. İnsan, ikiyüzlü değil tek yüzlü olmalıdır. (Mehmet Murat ildan)

Amaç - Gaye - İdeal

* Araçlar da değişirler ve tek bir araca saplanıp kalınamaz. Bir araç etkin değilse veyahut onun etkin kullanıldığı bir ortam yaratılamazsa öteki araca geçilir ya da daha ilk baştan öteki araçtan işe başlanır. Esas olan "Esneklik" göstermek ve amaca ulaşmaktır. (Mehmet Murat ildan)

* Hayırlı ve ulvi bir amaç söz konusuyken, kullanılan araç şeytani de olsa günahının az olacağını düşünür insan. (Mehmet Murat ildan)

* İnsanın kutsal amacı nedir? İnsanın kutsal amacı evrimleşme sürecine katkıda bulunmaktır. Evrimleşme, ileri gidişi sembolize eder. (Mehmet Murat ildan)
* İnsanları ve milletleri idealleriyle yargılarım; daha yüksek idealler, daha derin insan ve daha büyük millet demektir. (Mehmet Murat ildan)

Adalet

* Bu dünyadan adalet dilenmek en büyük safdilliktir. (Mehmet Murat ildan)

* Bir insan ki şu adaletsiz dünyada adaletin tesisine en küçük bir katkı yapmış olsun, o mutlu olmaz da kim olur? (Mehmet Murat ildan)

* Adalet denilen eğri ok, çoğu kez yanlış hedefi vurur. (Mehmet Murat ildan)
* Eğer bir ülkede adalet yoksa, o ülkenin bir ülke olduğunu kim iddia edebilir? Adaletsiz bir ülke sadece bir çöp tenekesidir! (Mehmet Murat ildan)
* Ayaklarımızda, her köşeye derinlemesine sinmiş adaletsizliğin ağır prangalarıyla mutluluk ülkesine ne kadar yaklaşabiliriz ki? (Mehmet Murat ildan)

Açgözlülük

* Açgözlü insanın midesini okyanusun bütün balinalarıyla bile dolduramazsınız; aklı fikri hep yemektedir onun. Dünyayı yese doymaz; yanında Mars’ı ve Venüs’ü de ister tatlı niyetine ve hatta yanı sıra Jüpiter’i de yiyebilir çerez diye. (Mehmet Murat ildan)

* Ey mevki peşinde, öne geçmek için durup dinlenmeden beyhude yere koşan, önüne çıkanları ezip geçen burnu havada budala kimse! Kendine gel ve aynaya bakıp kibirli suratını sert bir şekilde tokatla! Hayatını boşa harcıyorsun, çünkü sorun senin açgözlülüğünde! Onu hiçbir şeyle, hiçbir zaman doyuramazsın! En öne geçsen de gözün asla doymayacak!.. (Mehmet Murat ildan)
* Açgözlü, altın madeninde gümüş bulunca hayal kırıklığına uğrayandır! (Mehmet Murat ildan)

Acıma - Merhamet - Şefkat

* Herkese aynı ölçüde acımamalıdır insan; çünkü herkese aynı ölçüde acımak, kibritten çıkan dumanla orman yangınından çıkan dumanları eşit görme körlüğüdür; tırnağı kesilmişle kafası kesilmişi bir terazide denk getirmeye çalışma saçmalığıdır. (Mehmet Murat ildan)

Acı - Istırap


* Sonu iyi bitecek olan her türlü ıstıraba dayanabilir insan. Sonunda bir ödül, bir aydınlık, koca bir ferahlama varsa, şimdi çektiğimiz cefaya katlanmak mümkündür elbette. Peki ya sonunda koca bir hiçlik olana nasıl katlanılır ve niye katlanmalı? Sonunda güneşi göreceksek, yüzlerce yıl karanlıkta kalmaya kendimizi hazırlayabiliriz. Karanlıktan sonra yine karanlık varsa ve sonra yine karanlık, gene karanlık, sonsuza dek karanlık, hep karanlık, tam karanlık?.. Kim dayanabilir böyle sonsuz bir ıstıraba? (Mehmet Murat ildan)


* Istıraplar okulunda eğitilen, nice badireler atlatmış, feleğin çemberinden geçmiş insanlarda hayranlık uyandırıcı bir olgunluk ve sakinlik gözlenir. (Mehmet Murat ildan)


* Her insanın acılarını, ıstıraplarını unutmak için seçtiği bir yol, bir yöntem vardır! Bu yollar, bu yöntemler kimi zaman akıldışı da olurlar. Bazı insanlar kendilerine eziyeti seçerler! Ellerine batan gül dikenlerinin verdiği acıyı unutmak için çıplak ayaklarıyla kaktüslerin üzerine basarlar ve böylece önceki acılar arada kaynayıp, unutulup gider! İğnenin verdiği acıyı unutmak için kendilerine çuvaldız ve şiş batıran insanlar hiç de az değildir. Aşklarına karşılık alamayıp manastırlara kapananlar ya da eşleri tarafından aldatılmış olmanın verdiği üzüntüleri unutmak için orduya yazılıp cepheye gidenler de aynı mantıkla hareket ederler. Ekşi elmanın tadını unutmanın yolu bazen ekşi limon olur kimileri için. (Mehmet Murat ildan)


* Acı bir haber şarap değildir ki yıllandıkça güzelleşsin! O bir hançerdir, keskin mi keskin! Bugün de bizi deşer, altı ay sonra da; en iyisi bugün bizi deşmesidir! Bugünkü acıyı yarına bırakma! Yarın bugünden daha güçlü olmayacaksın unutma! (Mehmet Murat ildan)

Thursday, September 10, 2009

Ad - İsim


* İsimler kötü olamaz, onu taşıyanlar kötü olabilir ancak. Smith-Wetson silah diyince bu isimler kötü değildirler, silahın kendisidir kötü olan.(Mehmet Murat ildan)


* Bazı insanlar isimlerine kendilerinden çok daha fazla düşkündürler. Onlar, çoğu kez kendileri için değil, isimleri için yaşarlar, isimleri için çarpışırlar, isimleri için ölürler. (Mehmet Murat ildan)

* Toprağa girerken ismini toprağın üzerinde bırakma arzusu yazar camiasında çok yaygın ve aptalca bir hastalıktır. (Mehmet Murat ildan)


* Tanrı'nın evinde isimler önemli değildir; orada sadece ruhların saflığı ve temizliği önem taşır. (Mehmet Murat ildan)

* İnsan bazen koyu karanlık bir gecede Tanrı’nın uzaydaki şaheser bahçesi gökyüzüne bakar ve parlak bir ışık görür; ışığı görür görmez de bu gezegenin ismi nedir diye dayanılmaz bir merakla sorar içinden. Venüs mü, Jüpiter mi? Mars mı Merkür mü? Kafalar hep isimlere takılır. Gezegenin o harikulade parlaklığının bir önemi yoktur artık, fakat ismi önemlidir sadece! Ne tuhaf, ne “İsimci” bir şeydir şu insan. İsimleri öğrenmezse çatlayıp patlayacağını, yok olup gideceğini sanır. Oysa ki güzel bir melodi duyunca onu dikkatle ve büyük bir keyifle dinlemek gerek, melodinin ismini bilmesek de olur. İnsana zevk veren melodinin kendisidir, ismi değil! (Mehmet Murat ildan)

* Sıfatları, isimleri önemsemeyiniz, cisimleri önemseyiniz, böylece daha az aldanırsınız. İnsanları, içi bir sıvıyla dolu ama etiketsiz bir şişe gibi düşünün; şişeyi koklayın, içindekini döküp dikkatle inceleyin. Etiketleri asla önemsemeyin; onlar yoklarmış gibi davranın! Etiketler yanıltıcıdır! İsimler, başlıklar müthiş aldatıcıdır! Bir kitabın başlığı iddialı ama içi bomboş olabilir; ya da silik başlıklı bir kitabın içeriği muazzam çıkabilir. (Mehmet Murat ildan)

* Ölümlü bedenlerimizi ölümsüzlük kıyısına taşıyan şimdilik tek bir sal var: İsimlerimiz! (Mehmet Murat ildan)
* İsmim sonsuza dek yaşayacak, fakat bunu hiç önemsememeliyim, çünkü ben ismim değilim ve ismim de ben değil. (Mehmet Murat ildan)

Ağaç - Orman

* Fırtınalarda ağaçları izleyin! Onlar nasıl da fırtınaya direnirler, nasıl da köklerinden koparılıp meçhulün içine savrulmamak için sıkı bir mücadele verirler! Fırtınaya direnmek gerçek bir kahramanlıktır. İçi toz toprak, balçık ve taş dolu kalpsiz fırtınalar, küstah kasırgalar istiyor diye asil ağaçlar köklerini terk edip başka yerlere göç etmezler. (Mehmet Murat ildan)

* Ağacın toprağını alırsak, artık onu neyle avutabiliriz? (Mehmet Murat ildan)
* Orman yakanlara, o yaktıkları yerlere ömür boyu ağaç dikme cezası verilmelidir. (Mehmet Murat ildan)
* Meşe ağacı neden bir sepete dönüşür? Söğüt ağacı neden cılız bir kasnak oluverir? Çünkü onların kendilerini savunacak güçleri yoktur! Yaşamak için savunmak, savaşmak gerek!.. (Mehmet Murat ildan)
* Ağaçların koynunda insanın ruhu gençleşiyor, beden de mecburen ruha ayak uydurmaya başlıyor, o da gençleşip güzelleşiyor. Yeşil ormanla mavi gökyüzü, mucizeler yaratan iki ünlü tarih öncesi doktordur. (Mehmet Murat ildan)
* Ateşe âşık bir orman, düğününde siyah gelinlik giyer. (Mehmet Murat ildan)
* Zaman gelecek, başka gezegenlere ağaçlar dikeceğiz. Portakal ve kiraz ağaçlarını görüyorum dünyanın ötesindeki uzak topraklarda. (Mehmet Murat ildan)

Ahmak - Akılsız - Aptal - Budala - Deli


* Bir atla bir karıncayı, gökteki güneşle yerdeki bir mumu yarıştırmak akla sığar mı? Sığsa da ona akıl denir mi? Bunun adı akılsızlık olur tabii ki!.. At çöpe gitsin; yutturabilirsen sat başkasına kurtul! (Mehmet Murat ildan)


* Dikkat edin, budala insanların hepsi bilime karşıdırlar, onu sevmezler, ondan hazzetmezler, ona güvenmez, ona inanmazlar! (Mehmet Murat ildan)

* Aptal insanlara sıkça rastlamak hiçbir zaman tesadüf değildir; onlar o kadar çoklar ki, böyleleriyle karşılaşmak mukadderatımızın değişmez bir parçasıdır! Bu yeryüzünde havadan kaçabilir miyiz? Nereye gitsek hava, nereye gitsek aptallar!.. Bu dünyayı böylesi aptalların bir imparatorluğu olarak görürsek haksız mı sayılırız? Bir iki tane gülün olduğu yere dikkatle bakarsak orada binlerce yaprak bitinin de olduğunu görürüz. (Mehmet Murat ildan)

* Erdemli insan bu dünyaya gelir gelmez budalaların, o her yerde türemiş kötü otların, çirkin böceklerin arasında sıkışıp kalmış bir şekilde bulur kendisini. Kutuplara gitse nafile, çöllere gitse yararsız! Budalanın ayak basmadığı hiçbir kıyı hiçbir kıta bulunamaz. Bu işgal edilmiş dünyada, onlarla birlikte yaşamaya çalışıyoruz ya ve onların korkunç nefeslerini soluyoruz ya, bize akıllı mı denir şimdi? Çöplükte yaşamak akıl kârı mıdır? (Mehmet Murat ildan)

* Budalalığın sınırı yoktur; akılsızlık, sınırsız ve sonsuz bir ülkedir! Budala kişi, örümcek ağıyla adam asmaya, dikiş ipliğiyle kuyudan su çekmeye ve pamuk ipliğiyle de koca bir gemiyi rıhtıma bağlamaya kalkışır. (Mehmet Murat ildan)

* Dünyada herkese yetecek kadar yer varken, ahmaklık değil midir itişip kakışmak? (Mehmet Murat ildan)

* Budala, kuru otlar içinde alev püsküren akılsız bir ejderhadır; hem etrafını hem de kendisini yakar. (Mehmet Murat ildan)

* Güçlü bir dalganın karşısına bir mezar haçı gibi dikilmek aptallıktır! Dalganın gittiği yöne doğru akılcı bir hamle yapmak hiç kuşkusuz sarsıntıyı azaltır, yiyilecek esaslı tokadı da yumuşatır. (Mehmet Murat ildan)

* Bu tuhaf dünyada koca aptalların bir anda büyük birer akıl hocası gibi davranmaları ne kadar da sıkça yaşanan bir durumdur ey Tanrım!.. (Mehmet Murat ildan)

* Bazı delilerin aklı sulardaki gelgit gibidir; gelince dâhi gidince kaçık olurlar. (Mehmet Murat ildan)

* Delide mantık aramak, deniz tabanında kuru toprak aramak gibi bir şeydir. (Mehmet Murat ildan)

* Bir parça delilik, büyük işler için kuvvet şurubu gibidir. (Mehmet Murat ildan)

* Dikkat edin, nerede doğru ve iyi bir hareket başlarsa orada hemen onun karşıtı “Yanlış,” “Aptalca” bir hareket de başlar. Güzel kaysının içine muhakkak ki kurtlar üşüşür. Doğru gidişatı tersine çevirecek ya da en hafifinden bunun için çabalayacak en az bir “Aptal” mutlaka çıkar! Bu durum nerdeyse bir yasadır. (Mehmet Murat ildan)

* Akılsız insan, küreksiz bir kayık gibi enginliklerde sürüklenir; böyle kayıkların son durakları çoğu kez güvenli kıyılar değil sivri kayalıklar olur. (Mehmet Murat ildan)

* Akıllılar arasında dâhi olmak, aptallar arasında akıllı olmaktan daha değerlidir. (Mehmet Murat ildan)
* Aptal bir adamın akıllı bir sözü sadece bir efsanedir! Bir kaya, bir mum gibi ışık yayamaz! (Mehmet Murat ildan)

Akıl - Akıllı - Bilge - Bilgelik


* Bazıları akıl her şeydir diyor. Ah, siz onlara aldırış etmeyin, onlar yaşamı anlamamışlar; inanın duygu akıldan üstündür!.. (Mehmet Murat ildan)

* Rüyalarımızda pek çok oyuncu vardır ve onların her birini konuşturan, kukla gibi iplerini oynatan sadece aklımızdır. Aklımız mükemmel bir senaryo yazarıdır, usta bir yönetmendir, müthiş bir kukla oynatıcısıdır. (Mehmet Murat ildan)
* Aklın olmadığı yerde kaos hâkimdir. (Mehmet Murat ildan)
* Cüce boylu ama dev akıllı olmak, dev boylu ama cüce akıllı olmaktan iyidir. (Mehmet Murat ildan)
* Krallığım bir ata değil, bir akla, sadece bir akla!.. (Mehmet Murat ildan)
* Akıl, öyle talihsiz anlar gelir ki, duyguların kölesi, hislerin uşağı olmak gibi sersefil bir duruma düşer ve tahtını terk eder. (Mehmet Murat ildan)
* Tilki koyunu kandırmışsa, kimse tilkiyi suçlayamaz! Mesele, tuzağa düşmeyecek kadar uyanık olmaktır! Evinizin kapısını ardına kadar açık bırakırsanız, günah hırsızdan gider; çünkü hırsıza davetiye gönderen sizsinizdir. Tarla faresi fare olarak kaldıkça, göklerin şahini de her zaman avlayacaktır onu, doğanın kuralıdır bu! Tanrının verdiği aklı kullananlar, ağır çekiçleri ellerine alıp, o aklı kullanmayan yumuşak kafaları örs üzerinde ezecek ve onların hayatını şekillendireceklerdir! (Mehmet Murat ildan)
* Hiç hasta olmamışsak sağlıklı olmanın ne anlama geldiğini bilemeyiz! Savaş yoksa barışın değerini, ahmaklar yoksa da aklın değerini anlayamayız! Aklı yüce kılan akılsız eşeklerin varlığıdır; onları bu dünyadan çekip çıkarırsak, akıl önemini yitirir. (Mehmet Murat ildan)
* Bazı kafalar zehir gibidir, el üstünde tutulur; bazıları da eksiktir, ondan utanç duyulur. (Mehmet Murat ildan)
* Tanrının insanda aradığı akıl, şüpheci, sorgucu akıldır, dogmatik akıl değil; dogmatik akıl bozuk olan akıldır. Dogmatik akıl insanın ayağına koca bir kaya bağlar ve onun ilerleyişini sonsuza dek durdurur. (Mehmet Murat ildan)
* Efendimiz akıl mı olsun duygu mu? Aklın mı kölesi olalım duygunun mu?.. Bizi kim mutlu edecekse efendimiz de o olsun!.. (Mehmet Murat ildan)
*İçinizde en akıllı odur ki hayatın sadık havarisi, varoluşun gerçek müridi ve aşkın samimi takipçisidir. (Mehmet Murat ildan)
*Akıldaki çapraşık gölgeler, gecenin karanlık gölgelerinden çok daha korkutucudurlar. (Mehmet Murat ildan)
*Küçük akıllar, tıpkı hafif rüzgarlar gibi asla dev dalgalar yaratamazlar. (Mehmet Murat ildan)
*İnsan aklından daha büyük bir deniz feneri aramayın! Merhametten daha asil bir duygunun varlığına inanmayın! (Mehmet Murat ildan)
* Herkes her türden dinsel yalanlara ve mantıksız efsanelere tapınırken, orada, mantık ve akıl ülkesinde olmaya cüret edin! (Mehmet Murat ildan)
* Derin sularda yalnızca akıllı ve cesura, sığ sularda da yalnızca cahile ve korkağa rastlarsınız! (Mehmet Murat ildan)
* En akıllı akıllar, bütün olumsuz kaçınılmazlıkları reddedenlerdir! (Mehmet Murat ildan)
* Elimde bir altın külçe ve bir de 'hayatınız için ek bir dakika' var; bir hediye olarak eğer ikincisini seçerseniz, o zaman size 'bilge kişi' derim! (Mehmet Murat ildan)
* Bir gurunuz varsa, onu terk edin; yoksa, bir tane edinin. Bir başka deyişle, gurularınızı her zaman değiştirin. Okyanusun bilgeliği, çok balık ve çok gemi, çok dalga ve çok fırtına tanımasından gelir. (Mehmet Murat ildan)
* Bir insan için en büyük meydan okuma, seksen yaşın bilgeliğini gençliğinde elde etmesidir. (Mehmet Murat ildan)
* Bilgeliği hiçbir yerden satın alamazsınız. Aptallığa gelince, onu satın almanız gerekmez, çünkü o bedavadır ve her yerdedir! (Mehmet Murat ildan)
* Tarih şu cümleyi hiçbir zaman kayda geçirmemiştir: 'Akıllılar Kitlesi.' Çünkü akıllılar, kitle oluşturacak bollukta değildirler! (Mehmet Murat ildan)
* İnsan aklı evrendeki her şeyi kavrayabilir, fakat her şeyi değiştiremez! (Mehmet Murat ildan)

Aktör - Oyuncu


* Kelimeleri bir zehir gibi düşünün; onları sakın ola ki yutmayın! Bazı oyuncular oburdurlar; sofrada yedikleriyle doymaz, sahnede kelimeleri de yutarlar! (Mehmet Murat ildan)

* Fiziksel etkinlik seyircilerin duygularına hitap etmez; bir ayının pençelerinden kaçmak için sağa sola anlamsızca kaçışan bir geyik gibi sahnede koşuşturup durmak ne işe yarar? Oraya buraya koşan bir deli dana istemiyoruz biz; bir aktör istiyoruz; her şeyden önce sözleri, sözcükleri ustaca kullanan bir aktör. Sihirbazlar ellerle, aktörler de sözlerle büyülerler seyircileri. Eğer seyirci, gecenin zifirî karanlığında, hiç görmediği halde bir aktörü zevkle, can kulağıyla dinliyorsa, işte o aktör tamı tamına uyar bizim kıstaslarımıza. (Mehmet Murat ildan)
* Gölde boğuluyormuş gibi konuşan üçüncü sınıf aktörleri bilirim ben; insanın kulağı upuzun bir cımbız olsa dahi, yine de çekip çıkaramaz o yenip yutulan, katledilen bahtsız kelimeleri. (Mehmet Murat ildan)
* Kalbur gibi bir hafızası olan, aktörlükte tutunamaz. (Mehmet Murat ildan)
* Hani huysuz atlar vardır ya, sırtlarına birisi binince tepinir dururlar oldukları yerde; hani maymunlar vardır, uzaktan muz görünce zıp zıp zıplarlar sevinçten, rastgele sallar dururlar kollarını, işte böyle dans ederler kötü aktörler de. (Mehmet Murat ildan)
* Kendisini incitmeden düşmesini bilmeyen asla iyi bir aktör olamaz. (Mehmet Murat ildan)
* Bir aktör, sinirlerine gem vurmalı ve her zaman elinde tutmalı dizginleri; stresli geçer sahne işi! Hem sonra, seyirci de sinir bozar bazen; olmadık sahneyi ıslıkla yerer, miyavlayarak yuhalar, kafayı oynattırır insana. (Mehmet Murat ildan)
* Bir aktörün bir değil bin tane suratı olmalı; her hayvandan bir iz taşıyan bir Anka kuşu gibi, aktör de her insandan bir iz taşımalı içinde. (Mehmet Murat ildan)
* İyi bir aktör karakter seçmez; bugün bir kralı oynar, yarın bir soytarıyı; rolün büyüğü küçüğü olmaz; tarla süren öküz olacaksın dediler mi, hemen geçirir sabanı boynuna, başlar sahneyi sürmeye. (Mehmet Murat ildan)
* Dünya denen müthiş sahnenin karmaşık dekorları arasında yitip gidiyoruz; kimse görmüyor oyunumuzu ve oyunculuğumuzu; çoğu kez bu dev sahnede Tanrı’dan başka hiçbir seyirci yoktur bizi izleyen. (Mehmet Murat ildan)
* Alkış, birinci sınıf oyuncuların ebedi mukadderatıdır. (Mehmet Murat ildan)
* Kötü oyunculuk çöldeki bir kum fırtınası gibidir; insan, gözünü kapamak durumunda kalır. (Mehmet Murat ildan)

Aldanmak - Aldatmak - İhanet


* Kendisini aldatmayan bir insan kendisini aldatanlardan çok daha güçlü olmak zorundadır. (Mehmet Murat ildan)
* Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İnsanlar maskeler takarlar, maskesiz insanlar oldukça azdır. Bir şeye bakınca onun arkasına da, içine de iyice bakmak gerek. Görünenin ardındaki görünmeyeni de görmek gerek. Mesela kafeste kuş besleyen biri bir kuş sever değildir! O kişi tam tersine kuşlara eziyet eden, onların özgürlüklerini elinden almış biridir. Gördüğümüzü bir kez daha zihnimizde tartmalıyız. Deniz kıyısında parlak taşlar görürüz, çok güzeldirler. Eve getiririz; güzel değildirler. Çünkü orada suyun ve güneşin altında parlak ve büyüktürler; kuruyunca solarlar, matlaşırlar. Adalar suyun üzerinde nilüfer çiçekleri gibi yüzüyorlardır sanki, halbuki onlar sudaki dağların tepeleridir, zirveleridir. Görünümlere aldanma ey insanoğlu!.. (Mehmet Murat ildan)
* Bazı tarihi kişiliklerin etrafında dolaşıp onlara farklı açılardan baktığımızda bazen bir kahraman, bazen bir sömürgeci, bazen de bir katil görebiliriz. Görünenin ardındaki görünmeyene de bakma alışkanlığını edinmek gerek. Aldanmamak için farklı açılardan bakmalıyız. Bir küpe tam cepheden bakarsanız onu kare sanırsınız. (Mehmet Murat ildan)
* Niçin bana ihanet ettin? Durup dururken neden bir Marcus Brutus oluverdin?..
- Çünkü karşıma bir Cassius çıktı!.. (Mehmet Murat ildan)

* Aldatıldık, kandırıldık ve böylece aldatmayı, kandırmayı öğrendik; ama öğrendiğimizi uygularsak biz de o sefil aldatıcılar gibi aşağılara ineriz, çamurlara batarız. (Mehmet Murat ildan)
* Aldatılan her bahtsız insan aldatıldığını her duyumsayışında, boynuzlandığını yüreğinde her hissedişinde pek sefil bir görünüm alır. Şu kahredici aldatılma olayı o kadar yaygındır ki, her devirde dünyamızdaki “Aldatılanlar Kulübü”nün üye sayısının neredeyse dünya nüfusuyla aynı olduğunu düşünebiliriz. (Mehmet Murat ildan)

* Aldatmayı, kandırmayı, saman altından su yürütmeyi, gizli oyunlar çevirmeyi sever âdemoğlu. (Mehmet Murat ildan)

* Aldatma, toplum düzeninin emniyet supaplarından biri olarak görülebilir mi? Bu ahlaksız bir görüş müdür yoksa gerçekçi bir fikir midir?.. Ben birinci görüşten yanayım. (Mehmet Murat ildan)

* "Aldatılma zincirinin" uzunluğu ancak ışık yılıyla ölçülebilir. (Mehmet Murat ildan)
* Savaşta kurşunlar, aşkta aldatmalar bizi öldürür. (Mehmet Murat ildan)

Alışkanlık - İtiyat

* İnsan, alıştıkça duyarsızlaşır. (Mehmet Murat ildan)

* Bir arabakolik de bir alkolik gibidir; ondan uzaklaşınca sinirleri gerilir; ayakları yerden kesilince yine düzelir. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan, cehennemden ayrılırken bile korkunç zebanîlerle vedalaşmak isteyebilir; işte bu tuhaf istek, alışkanlığın o müthiş gücüdür. (Mehmet Murat ildan)
* Bir adamın alıştığı şey, sırtında taşıdığı çok ağır bir taş bile olsa, bu taşı kaldırıp ona yardım etmek istediğinizde size büyük bir tepki gösterecektir. Alışılmış çok kötü bir düzen bile, bilinmeyen, kulağa pek hoş gelmeyen, kafalarda kuşkular doğuran yeni bir düzenden daha cazip gelir pek çok insana. (Mehmet Murat ildan)

Başarı - Başarmak - Başarısızlık

* Bir başarı kazanıldığında, isterse bu başarı çok önemli olsun, insan kendisini uzayın ortasında hayal etmelidir. İşte orada, o sonsuz karanlıkta o başarının esasen ne kadar da önemsiz olduğunu çok daha kolay anlayabilir. (Mehmet Murat ildan)

* Dünyada gerçek olan tek bir başarı var, o da güneşin doğuşunu vakit geldiğinde son bir kez görmemenin yolunun bulunmasıdır. O yol bulunduktan sonraki “gerçek başarı” tanımı değişecektir. (Mehmet Murat ildan)
* Eğer başarmak sekiz buçuk dakikada güneşe varmaksa, ses hızında yol almak başarmak için yetmez; ışık hızıyla gidilmelidir oraya. (Mehmet Murat ildan)
* Hayatta başarının en iyi yolu, bir sustalı bıçak gibi cesurca ileri doğru atılmaktır. (Mehmet Murat ildan)
* Bir başarı kazandınız, büyük bir heyecana, büyük bir sevince gerek yok, çünkü henüz hikâye devam ediyor, hikâyenin sonu çok önemlidir. (Mehmet Murat ildan)
* Başarının dostu olmak için, utangaçlıkla düşman olmak gerekir. (Mehmet Murat ildan)
* Başarı çorbasını yapabilmek için sadece yetenek suyunu kullanmak yetmez. Yetenek, başarmak için bazen hem gerekli değildir ve hem de yeterli değildir. (Mehmet Murat ildan)
* Başarının her alandaki anahtarı, her şekilde başarısızlıktan nefret etmektir! (Mehmet Murat ildan)
* Her yenilgide, zaferin sessiz bir embriyosu gelişir; her başarısızlıkta, yıkıntıların altında, başarının ilahi bir anahtarı belirir. (Mehmet Murat ildan)
* Başarısızlık, hazırlıksız zihinlerin kapısını çok sık çalar. (Mehmet Murat ildan)
* Başarısızlık yollarında, yeteneğin gözyaşlarını görmek ve başarı ülkesinde de yeteneksizliğin muzaffer çığlıklarını işitmek alışılmamış bir durum değildir! (Mehmet Murat ildan)
* Hem yarı başarı ve hem de yarı başarısızlık tam başarısızlık olarak görülmeli! (Mehmet Murat ildan)
* Başarının anahtarı, belirli bir başarı anahtarı aramamaktır! (Mehmet Murat ildan)

Bilgisizlik - Cahillik - Cehalet

* Kaplıca sularını içenler var! Herkesin içinde yıkandığı o sıcak suyu içiyorlar!.. Midelerine iyi geleceğine inanıyorlar. Kaplıca suyunu içmeyen keçilerin bu cahil insanlardan daha akıllı olduklarına iyice kanaat getirmemek için bir sebep var mı? (Mehmet Murat ildan)

* Gerçek bir cahilden bilgece bir söz, gerçek bir bilgeden cahilce bir söz işitmek kadar enderdir. (Mehmet Murat ildan)
* Cehalet denilen çirkin çekirge öyle berbat bir yaratıktır ki, insanın akıl tarlasına girip ne var ne yok her şeyi kemirip bitirir. (Mehmet Murat ildan)
* Bilgisizle bilge arasındaki tek ortak nokta her ikisinin de sessiz olmalarıdır. Bilgisiz bilmediği için susar, bilge de bildiği için. (Mehmet Murat ildan)
* Cehaleti sağ bırakmak, toplumu öldürmektir; bir toplumu eğitmemek, toplu cinayetten başka bir şey değildir. (Mehmet Murat ildan)
*Cehaletimizin hakiki sınırlarını göremeyiz ve ona ulaşamayız; bilgimizi genişleterek ona doğru yaklaşabiliriz sadece. (Mehmet Murat ildan)
*Nerede ve ne zaman görürseniz, bilgi çekiciyle bilgisizlere vurun! (Mehmet Murat ildan)
* Kör bir kuyu susamış bir adamın, bir cahil de ileri gidişin dostu değildir! (Mehmet Murat ildan)
* Cahil, penceresiz bir evdir; entelektüel ise evsiz bir pencere! Biri ışıksız yerde, öteki ise çok fazla ışıkta yaşar! (Mehmet Murat ildan)
* Her saniye bir cahil, yüzyıllardır bilinen bir fikri yeniden keşfeder! (Mehmet Murat ildan)
* Bir ülke ya cahillerini bilgililer düzeyine yükseltir ya da bizzat kendisi de cahillerin düzeyine kadar batar! (Mehmet Murat ildan)
* Cahil kitlelerle zamanda geriye doğru yolculuk, sadece mümkün olan bir yolculuk değil aynı zamanda tek yolculuktur! (Mehmet Murat ildan)

Wednesday, September 9, 2009

Bilim


* Bilim, daha doğrusu “Beyaz-bilim,” yani bilimin aydınlık olan yüzü, şu karanlık evrende insanoğlunun güvenebileceği en büyük, en sağlam dosttur. (Mehmet Murat ildan)


* İnsan aklının somutlaşmış hali olan bilim, benim için tartışmasız en büyük otoritedir ve insan ancak onunla kurtuluşa erecek, ancak onunla bu evrenin değirmen taşları arasında acımasızca ve anlamsızca öğütülmekten kurtulacaktır, eğer uzaydan hiç beklenmedik, mucizevî ve dostça bir yardım gelmezse elbette. (Mehmet Murat ildan)

* İnsanoğlunun, ayrı ırklardan oluştuğu halde, bir birleştirme unsuru olarak en üst kimliği “Bilimcilik” olmalıdır. (Mehmet Murat ildan)

* Bilimin desteklediği, kanıtlar sunduğu konular inanç gibi havada kalan âlemlerden uzakta tutulmalıdır. Referansımız, rehberimiz, kutup yıldızımız bilimdir. (Mehmet Murat ildan)

* Bilimin önündeki bütün engeller kaldırılmalı; bilime engel çıkarmak, varoluşa, yaşama engel çıkarmaktır. (Mehmet Murat ildan)

* İnsanlara şu önemli soruyu sormalıyız: “Bugün bilim için ne yaptın?” Varoluş problemi için bir duyarlılık geliştirdin mi? Tanrı için bir şey yapmayı bırak, onun bir şeye ihtiyacı mı var? Bilim için bir şey yap!.. (Mehmet Murat ildan)

* Altında güvenle durulacak en büyük şemsiye “Beyaz bilim” ve sevgidir. İnsanoğlu sevgiye ve bilime inandığı sürece sonsuz derecelere doğru yükselecektir, bunu yapmadığı sürece de alçalacaktır. Sevgi boyutu onun manevi sorununu çözecek, bilim boyutu da onun maddi sorununu, yani varoluş sorununu çözecektir. (Mehmet Murat ildan)

* Biz, bilim rüzgârı karşısında bir rüzgârgülüyüz; yönümüz, onun estiği yöndür. (Mehmet Murat ildan)

* Bilim, Tanrının bize verdiği ilahî bir anahtardır, bir maymuncuktur. Kâinattaki bütün kilitleri yalnızca bu özel anahtar açacak. (Mehmet Murat ildan)

* Bilim bir ulaşım aracı; bizi Tanrıya götürecek olan muazzam bir araç! Tanrı bize Alâeddin’in sihirli lâmbası olarak bilimi vermiş. Bu lâmba “Doğru” kullanıldığı sürece, insanoğlu daima muzaffer olacaktır şu sonsuz evrende. (Mehmet Murat ildan)

* Bilim, dinle, boş inançlarla çatışmaya hiç üşenmeden, cesaretle devam edecek ve sonuçta din, bilimin önünde saygıyla eğilecektir, eriyip gidecektir; bu, dinin, bütün dinlerin, bütün boş inançların mukadderatıdır ve bu mukadderattan kaçamazlar!.. Bilimin, şüpheci ve deneyci aklın zaferi kaçınılmazdır. (Mehmet Murat ildan)

* Biz insanoğulları güneş sisteminde yapayalnızız ve kaos güçleri de Demokles'in kılıcı gibi hep tepemizdedir. Kaos güçlerine meydan okuyacak tek şövalye ise bilimdir. (Mehmet Murat ildan)

* İnsan soyu için kurtarıcı, yol gösterici anlamında ilk ve son peygamber hiç şüphesiz bilimdir. (Mehmet Murat ildan)

* Kilise yöneticileri, bilim denilen kutsal ineği ahıra kilitlemişler, kimsenin içeri girmesine izin vermiyorlar; ahırın kapısını derhal açmalılar ki, bu inekten taze süt sağılsın insanlık adına, gerçeğin bulunması amacıyla!.. (Mehmet Murat ildan)

* Bilim dediğimiz "Dere," hep ileri doğru akar; bazen gerici kunduzlar onun önünü tıkarlar; fakat dere bundan asla yılmaz; birikir, güçlenir ve su bendinin üzerinden taşarak yoluna devam eder. Bilimin ilerleyişi Tanrının ilerleyişidir; çünkü bilim, insan zekâsının ta kendisidir ve insan zekâsı da Tanrının bize bağışladığı en değerli hazinedir. (Mehmet Murat ildan)
* Evren kördür, bizi göremez; kendimizi ona gösterecek bir yol bulmalıyız, ve işte bilim, evrenin gözlerini açacak yolun ta kendisidir. (Mehmet Murat ildan)
* Beyaz bilimle siyah bilim arasındaki çizgi çok dardır; aynı dinamitle yolları da açabilirsiniz insanları da öldürebilirsiniz. (Mehmet Murat ildan)
* Bir insan için en büyük rütbe 'Fidei Defensor' yani 'İnancın Savunucusu' değildir; en büyük rütbe SD'dir yani Scientia Defensor: Bilimin Savunucusu! (Mehmet Murat ildan)
* Eğer gerçek Azizler görmek istiyorsanız, Dinin Tapınaklarına değil Bilimin Tapınaklarına gidin! (Mehmet Murat ildan)
* Bilim, insanı varoluşa bağlayacak 'Kutsal İp' olma konusundaki tek umudumuzdur. (Mehmet Murat ildan)
* Bilim, evrenin ağzındaki dildir; kozmosun en küçük bir köşesini bile bilme yazgısına sahiptir. (Mehmet Murat ildan)
* Üstat Shakespeare'in dediği gibi Bütün Dünya bir Sahnedir ve üstat Bilimin dediği gibi de Bütün Öteki Dünya Sahtedir! (Mehmet Murat ildan)

Cennet - Cehennem - Ahret

* Ben, "Mekânı cennet olsun" diyemem; çünkü öyle bir yer yok, hiç olmadı! Onu hayalci zihnimiz yarattı, çünkü ona ihtiyacımız vardı ve sonra da kendi yarattığımız hayale inanır olduk! Trajikomik bir durum. (Mehmet Murat ildan)

* İnsanların elinden öteki dünya umudunu almak gerek; evet, bu bana da acımasızca geliyor, yine de bunu onların iyiliği için onlara yapmak gerek, eğer ağlayacaklarsa da ağlasınlar, bu umudu mutlaka almak gerek, işte ancak o zaman "Gerçek umut" doğacak, ancak o zaman gerçek mutluluğun yolu açılabilecektir, ancak o zaman insanoğlunun üzerinde gerçek güneş, bilimsel gerçeklik güneşi doğacaktır. (Mehmet Murat ildan)
* Cennette sıkılmak mümkün mü? Melekler güzel değillerse pekâlâ mümkündür. (Mehmet Murat ildan)
* Cehennemin en güzel tarafı, içinde rahiplerin olmayışıdır! (Mehmet Murat ildan)
* Cennette bir soytarı olmak, cehennemde bir kral olmaktan iyidir. (Mehmet Murat ildan)
* Eğer Güneşle Dünya arasında bir köprü olsaydı, Cehenneme harika bir yol olurdu bu.
* Cehennem, cehennemi bir yalandır! Tanrı, bir işkenceci değildir! (Mehmet Murat ildan)
* Cehenneme giden yol her zaman parlak ve cezp edicidir. (Mehmet Murat ildan)
* Eğer cennette herhangi bir politikacı ya da bir papaz veyahut bir imam veya bir haham görürsem, Tanrı'ya inanmaktan vazgeçeceğim! (Mehmet Murat ildan)
* Bir bataklıkta, timsahların arasında harika zambaklar yüzer. Cehennemde bile iyi ve güzel bulunabilir. (Mehmet Murat ildan)
* Cehennem demek işkence demek; işkence demek kötülük demek. İyilik, kötülük yaratamaz ve kötülük üretemez. Cehennem, Tanrı'ya ait değildir; o, korkunç ve hasta zihinli insanların bir icadıdır. (Mehmet Murat ildan)
* Chuck Palahniuk hangisi daha kötü diye sormuştu: Cehennem mi hiçlik mi? İşte benim cevabım: Elbette hiçlik! Cehennemde bile umut vardır! (Mehmet Murat ildan)

Çağ


* Piramitlerin, İskenderiye Feneri’nin, Rodos heykelinin, Artemis tapınağının, Çin Seddi’nin önünde sevgiyle ve saygıyla eğilirim, ama çirkin gökdelenlerin önünde asla! Modern çağ ucubeler yaratan bir Doktor Frankeştayn’dır. (Mehmet Murat ildan)

* Ampul, modern çağın şu parlak ve şişko çocuğu dünyayı istilâ eder etmez romantizm de öldü. Bayağı gerçekleri ön plâna çıkarıp, gizemli hayallere, ince duygulara izin vermeyen o çirkin parlaklık her yerde romantizmin canına okudu! Geceyi gündüzleştiriyor bu çağ! Bakir geceye zorla tecavüz ediyor bu ışıklar; bizler de oturmuş bu tecavüzü alkışlıyoruz! Midem bulanıyor. (Mehmet Murat ildan)
* Eski çağların mumları, meşaleleri, fenerleri, dolunayları vardı. O loşluğun içerisinde gökyüzü harikulâde görünürdü. Ya şimdi? Şimdi biz fakirleştik. Doğanın güzelliklerini eskisi gibi yaşayamıyoruz. Modern çağ dev bir tuzak; kayan kumlar tuzağı! Doğanın bütün güzellikleri bu kumların içine gömülüyor, yok oluyor. (Mehmet Murat ildan)
* Atlet, don, pijama satan dükkânların, kelle paça satan lokantaların parlak ışıkları, pavyonların ışıl ışıl yanan lâmbaları, köhne stadyumların dev projektörleri gökyüzünün soylu yıldızlarını söndürdü! Gözlerimiz yukarılarda değil artık, aşağılara bakıyoruz hep; modern çağda yukarıdaki sonsuzluk ülkesi, Atlantis gibi kayıp bir ülke oldu bizler için! Şehir denilen devasa bir ışık küresinin içine hapsedilmişiz; sokak lâmbalarından ötesi bulanık, kirli. (Mehmet Murat ildan)
* Gece karanlığı çökünce bu çağ seni bir odaya kilitliyor, bir morfinden hiç farkı olmayan kara bir kutunun karşısına geçiriyor ve seni uyuşturup zamanını öldürüyor. Zamanla birlikte sen de ölüyorsun! Modern çağ bizi öldürüyor. (Mehmet Murat ildan)
* Abartı dönemi, "Kibir çağı" sona erdi! Şimdi alçakgönüllü bir çağdayız. “Saraylar devri” bitti! Şimdiki yapılar daha sade, daha samimî, daha gösterişsiz. (Mehmet Murat ildan)
* Ben bu çağa ait değilim; bu çağdan kaçıp kurtulmak istiyorum. Beni bu çağın kirli sayfalarından silgiyle silsinler ve geçmiş çağların altın yaldızlı sayfalarına yeniden çizsinler istiyorum. (Mehmet Murat ildan)
* Tabiatın bize cömertçe bahşettiği hazineleri ölçü bilmeksizin yağmalayan bu açgözlü çağa lânet olsun! (Mehmet Murat ildan)
* Bu çağ bir katil, bir akrep, güzel olan her şeyi öldürüyor, kuduz köpek gibi her şeyi ısırıyor. Ağaçları kesiyor, suları kirletiyor, havayı zehirliyor, hayvanların neslini tüketiyor. Sadece çevremizi değil, bizi de, ruhumuzu da, beynimizi de öldürüyor. İnsan kalitesi her geçen gün düşüyor. (Mehmet Murat ildan)
* Bu çağa ayak uyduran herkes yaşayan bir ölüdür, bir zombidir! Bu çirkin çağ, kimini bir bilgisayarın başına kilitlemiş, kimini bir kara kutunun önüne bağlamış, kimini bir arabanın direksiyonuna mahkûm etmiş, kimini de bir şirketin ellinci katına hapsetmiş. Herkes bir yerlerde tutsak edilmiş. Hayat hızla geçip gidiyor, oysa tutsaklar bir yerlere fazla kımıldayamıyorlar; sadece kendilerine verilen anlamsız işlerle meşguller. Çağın prangaları, doğar doğmaz ayaklarımıza geçiriliyor! (Mehmet Murat ildan)
* Çağımız berbat bir entrika çağı; insanlar eskisinden daha fazla tilkileşti. (Mehmet Murat ildan)

Çocuk - Çocukluk


* Eğer bir insan, çocukluğunu ciddi fiziksel hasarlar almadan geçirmişse kendisini çok şanslı saymalıdır. (Mehmet Murat ildan)


* Çocukların ne kadar basit şeylerle ne kadar mutlu olabilecekleri gerçek bir muammadır adeta! (Mehmet Murat ildan)

* Çocukluk çağı güzeldir fakat aynı zamanda da sahtedir. Çünkü bilinç yoktur, farkındalık yoktur! O yüzden bir gençleşme hapı bulunsa bile çocukluk zamanıma dönmeyi kesinlikle istemem. (Mehmet Murat ildan)

* Küçük bir çocuğu elinde top oynarken seyredin; topu elinden kaçırıp da top yola giderse, çocuk da hiç tereddüt etmeden topun peşinden gider ve bir arabanın altında kalabilir. Çocukluk böyle bir çağdır işte; o çağda dünya çok dardır. (Mehmet Murat ildan)

* Çocukların en değerli hazinesi “Neşe kanatlarıdır.” Bu kanatlar sayesinde mutluluk dediğimiz boşlukta uçarlar. (Mehmet Murat ildan)

* Çocukluk, insanın yeryüzünde cenneti yaşadığı olağanüstü renkli bir dönemdir. (Mehmet Murat ildan)

* Ne başıboş, ne özgür bir devredir şu çocukluk çağı! Sabah kalkarlar, sakalsız oldukları için kıl tanrısına kurban kesmekle uğraşmazlar; sofradan kalkıp doğruca sokağa fırlarlar, yıldızlar gökte iyice parlayıncaya kadar gülerler, oynarlar, zıplarlar; küçük boylarıyla fare deliklerine bile girerler, ipince belleriyle en dar yerlerden dahi geçerler. Ne bel ağrıları vardır, ne de baş ağrıları; ne elleri titrer, ne de nefesleri kesilir. (Mehmet Murat ildan)

* Çocuk sayısı birden fazla oldu mu, Tanrı da akıl bağışlamakta cimri davranır; yaşayan çocuktan alır, yeni doğacak olana verir. Küçükler büyüklerden o yüzden akıllıdır. (Mehmet Murat ildan)

* Çocuk için ana babanın sözü, beyinde açan bir gül gibidir; zar zor açar ve çok geçmeden solar. (Mehmet Murat ildan)

* İnsanın en sempatik göründüğü anlar çocukça davrandığı anlardır. O anlarda büyük olmanın kasvetli ve ruhsuz görünümü silinir, İngiliz komedyen Charlie Chaplin’in neşeli dünyası ortaya çıkıverir. (Mehmet Murat ildan)

Değişmek - Değişiklik - Değişim

* Ah, ne olur sanki her şeyi her zaman bıraktığımız gibi bulabilsek!.. Güzel olan şeyler hiç değişmese. Bir zamanlar bir ağacın serin gölgesinde oturup hayal kurmuşsak, şimdi o ağacın olduğu yerde taştan yapılma aptal bir bina durmasa. Akıp giden güzel bir nehre o hiç değişmeden iki kez, üç kez, on kez girebilsek. Sıcak bir yaz gününde, soğuk sularında serinlediğimiz bir pınarın olduğu yerleri şimdi kupkuru dikenler kaplamış olmasa. Ah, kaybolup giden en küçük güzellikler için bile matem tutmak gerek!.. (Mehmet Murat ildan)

* Ne yazık ki, değiştirecek gücümüz yok yeryüzündeki şu bozuk düzeni, şu rezil sistemi!.. Dünya kadar büyük, dev gibi bir saat düşünün; bu saatin çarkları sürekli dönüyor, bizler bir karıncadan farksızız, bu çarkları durduramayız. (Mehmet Murat ildan)
* Aynı suda iki kez yıkanamamak… İnsanoğlunun trajedisi işte budur. Bu trajedi ki, bir kez güzelliğini tattığımız bir şeyin ikinci kez tadılmasını bize yasaklarken, herhalde bir köşeye sinip bize yaptığı bu işkenceyi zevkle, kahkahalar içinde gülerek seyreder. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan sözlerine değil, değişen gerçeğe, değişen duygu ve düşüncelerine sadık kalmalıdır. Birincisi yıpratır, ikincisi rahatlatır. (Mehmet Murat ildan)
* Değişkenlik ve kaos bu dünyanın berbat bir yasasıdır; o yüzden insan kendisini, balın üzerine kaya tuzu döküp yemeye, güneşli sakin bir yolculuğun ardından gelen korkunç karanlık fırtınalarda da kürek çekmeye alıştırmalıdır. (Mehmet Murat ildan)
* Sarsılan, çalkalanan şu değişken dünyada, sarsılmadan, çalkalanmadan durmak, sükûneti her daim mutlak bir biçimde korumak... İşte böyle bir insanın değerine kim paha biçebilir? (Mehmet Murat ildan)
* Bir kazağın önceden belirlenmiş desenlerini yarı yolda değiştirmeye kalkarsanız ortaya çirkin bir motif çıkar. (Mehmet Murat ildan)
* Diş fırçalarıyla pijamalarını bile değiştiremeyenler, dünyayı değiştirmeye çalışıyorlar! Ciddi olalım! (Mehmet Murat ildan)
* Herakleitos'un dediği gibi her şey akar, hiçbir şey yerinde durmaz. Bu yazıyı yazdığım anda bile evrende her şey değişti; evde yapılmış keklerin tadı hariç her şey! (Mehmet Murat ildan)
* Eğer hayatınızda her şey çok iyi gidiyorsa, hiçbir parametreyi değiştirmeyin; bunu düşünmeyin bile! (Mehmet Murat ildan)

Deneyim - Tecrübe

* Her tecrübe daha iyi bir insan olmak için büyük bir özenle değerlendirilmelidir. (Mehmet Murat ildan)

* İnsan, yaşamı dolu dolu yaşamak adına kendisini bir tecrübe çöplüğü haline getirmemeli. Tecrübe uğruna milyonlar ölmüştür. Hayat, gereksiz tecrübe tuzaklarıyla doludur. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan bazen öyle yıllar yaşar ki, artık o yıllar hayatının yirmi yıllık tecrübe malzemesini ve anı zenginliğini ona temin eder. (Mehmet Murat ildan)
* Binalar tuğlalarla, düşünceler de tecrübelerle örülürler. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan, hayatında hiç olmazsa bir kez olsun kendi küçük dünyasını, köyünü, kasabasını terk edip uzak memleketlerde değişik tecrübeler edinmelidir. (Mehmet Murat ildan)
* İnsan, doğar doğmaz tecrübe dağının zirvesine doğru zaman teleferiğiyle yavaşça yol almaya başlar. (Mehmet Murat ildan)
* Tecrübe yoksulu, felaket zengini demektir; tecrübe zengini de felaket fakiri demektir. (Mehmet Murat ildan)
* Tecrübesizlik bir leş gibidir; nerede ne kadar felaket akbabası, leş kargası varsa hepsi bu leşin etrafına toplanırlar. (Mehmet Murat ildan)

Devrim - Devrimci

* Dünyanın dönmesi meselesi dünyanın ilk büyük devrimidir. İncil'de sabit olan dünya, Galileo’yla birlikte dönmeye başlar. Dünya, artık güneşin etrafında dönen sıradan bir gezegendir ve sanıldığı gibi bütün evren onun etrafında dönmemektedir. İkinci büyük devrim ise, insanın bir ruhtan yoksun olduğunu kabul etmesi, dinlerin hepsinin bilimsel temeli olmayan doğaüstü hikâyeler olduklarını kabul etmesi, yok oluş sorununa “Hemen ve şimdi” küresel boyutta kilitlenip, hızlı bir toplum mühendisliği çalışmasıyla bütün dünyayı bu hedef doğrultusunda yeniden dizayn etmesi ve bu sorununu çözmesidir. İkinci büyük devrim bu olacaktır. (Mehmet Murat ildan)

* Büyük devrimler, büyük dönüşümler sıradan ve kıt hayalli kişilerle yapılamaz; onlar ateşli, coşkun, taşkın kişilere ihtiyaç duyarlar. (Mehmet Murat ildan)

* Midenin boşu da kesenin boşu gibidir; insana çok acı verir. Ekmeksiz mideyle altınsız kese, nice devrimlere yol açmıştır tarihte. (Mehmet Murat ildan)

* İnsan çoğu kez sistemin adamıdır, sistemin içinde yaşar ve pek çok şeyi göremez. Kendisini sistemin dışına çıkarıp olaya kuşbakışı bakanlarda bir “Uyanış” olur. Sistemde bozukluklar vardır ve bunlar düzeltilmelidir. Devrim, bunun için iyi bir araçtır. (Mehmet Murat ildan)
* Cüceler de devrim yapabilirler, yeter ki ihtilalden önce kendilerini dev olarak görebilsinler!.. (Mehmet Murat ildan)
* Evrim bir sümüklüböcektir, devrim bir kangurudur; biri sürünür öteki zıplar. (Mehmet Murat ildan)
* Devrimcilere saygı duyarız, her zaman doğruyu yaptıkları için değil, yıkma gücüne ve yeniden inşa etme cesaretine sahip oldukları için! (Mehmet Murat ildan)
* Bir karınca devrim yapamaz, ama bir maymun yapabilir; çünkü o bir yumruğa sahiptir! Hiçbir gerçek devrim, yumruksuz mümkün değildir. (Mehmet Murat ildan)
* Havlayan köpeklerin ortasında bile büyük bir devrimin ayak seslerini duyabilirsiniz! (Mehmet Murat ildan)
* Hiçbir kaplumbağa devrimci olamaz, çünkü devrim yüksek hız gerektirir! (Mehmet Murat ildan)
* Tarih, devrimlere saygı duyar; yine de, eğer bir devrim ilericiyse, destekleyin; gericiyse, direnin! (Mehmet Murat ildan)

Diktatör

* Bir diktatörü destekleyen halkın sonu, her zaman o diktatörün sonuyla çakışır. (Mehmet Murat ildan)

* Politik veya ekonomik bunalım kışlarında, diktatörlük şöminesinin önüne uzanıp mışıl mışıl uyuyan halklar, sabah uyandıklarında kızarmış tavuklara dönerler! Havalar ısınmaya başlarken, sonradan dondurucu soğukların geleceğini bilmeden çiçek açan saf ağaçların tedbirsizliğini tabiatın affetmediği gibi, diktatörler de yalan söylemleriyle aldattıkları halkların bu gafletlerini bağışlamazlar. (Mehmet Murat ildan)
* Diktatör, halk tarlasını dilediği gibi süren güçlü ve inatçı bir traktördür! Felâket tohumlarını tarlanın her köşesine savurur. (Mehmet Murat ildan)
* Hatiplik sanatını dâhice kullanabilen diktatörler, tıpkı saç kurutma makinesi gibi ılık havayı içlerine alıp onu ateş gibi püskürtürler. (Mehmet Murat ildan)
* Diktatör, sıcak bir ütüdür. Ona karşı çıkanlar da buruşuk çamaşırlar gibidir onun gözünde. (Mehmet Murat ildan)
* Beyin yıkayıcı diktatörlerin sıcak sözlerine kananlar, ölü yıkayıcıların donuk bakışları altında soğuk sularla yıkanmaktan kurtulamazlar. (Mehmet Murat ildan)
* Her tavşan-millet, kendi tiranını bulacaktır! Korkak ve itaatkar milletlerin kaderi, despotlardır! (Mehmet Murat ildan)

Din - Dindar - Din Adamları

* Bütün dinler büyükler için yazılmış güzel masallardır, gerçekdışı ve hiç şüphesiz bilimdışı hikâyelerdir. (Mehmet Murat ildan)

* Din adamları hiçbir zaman umurumda olmadı. Tanrı varken onlara ne gerek var ki? Onlara da ne oluyor? Onlar da neyin nesi oluyorlar? (Mehmet Murat ildan)

* İnsanoğlu “Dinleri” artık geride bırakmalı; efsaneler bataklığından, uydurma mitler bataklığından çıkma zamanı çoktan geldi. (Mehmet Murat ildan)
* Doğunca başımızın üzerinde keskin bir giyotinle doğarız. Bu giyotinin ne zaman ineceği ise meçhuldür. Bizim en temel, en hayati sorunumuz işte bu giyotindir! Temel amacımız da bu giyotinden kurtulmak, elimizdeki bütün araçları bu hedefe hemen ve şimdi yöneltmektir, çünkü yarın meçhuldür, yarına ulaşmamızın garanti olduğunu düşünmek bir yanılsamadır. Din, bize şöyle diyor: Giyotin kafanızı uçuracak, ama sonra bu kafa göklerde bir yerde yerine dikilecek. Öleceğiz ve dirileceğiz!.. Güzel, ama boş bir hayal; gerçekdışı bir sanrı, bir hulya! Giyotinden kurtulmanın ilk adımı doğaüstü hikâyeleri reddetmekle başlar. Bir araba sürüyorsunuz ve derin bir uykudasınız! Bu durumda kötü sonuç kaçınılmazdır. Uyanmak lazım, gerçeğe uyanmak gerek. (Mehmet Murat ildan)
* Rüyaları yaratan zihnimizdir. Rüyalarında melekler, peygamberler, her türden dinsel simgeler gören pek çok dindar insan var, milyonlarcası var. Çünkü kafaları sürekli bu konularla meşgul; tatlı hayallerin içinde yitip gitmişler. Dindar bakış açılarından kurtulmak gerek. Spiritüel düşünce yapısı disipline edilmeli ve sınırlandırılmalıdır; bu yapı ilerlemeyi engelliyor, onu yavaşlatıyor. Onu tamamen söküp atamayız, çünkü ona da ihtiyacımız var; fakat onu sınırlamalıyız. Spiritüel yapının zihnimizi işgal etmesine izin verilemez. (Mehmet Murat ildan)
* Bir zamanlar evrenin, bütün göksel cisimlerin dünyanın çevresinde döndüğü söyleniyordu ve bunu açıklamak için de çok karmaşık modeller, kristal kâseler yaratılmıştı. Yanlış olanı, gerçek olmayanı açıklamak her zaman zordur. Din de o yüzden karmaşıktır. Gerçek ise basittir! Evren ve güneş dünyanın etrafında dönüyor dediniz mi işler karışır. Halbuki dünya güneşin etrafında dönüyor dediniz mi işler basitleşir. Kader kavramı karmaşıktır, cennet komplikedir, cehennem komplikedir, şeytan komplikedir, ruh komplikedir, ilahi adalet karmaşıktır. Bunlar yok derseniz, yani gerçeği görürseniz her şey basitleşir. (Mehmet Murat ildan)
* Din, insan buluşudur; Tanrı ise bilimin ışığıyla aramamız gereken esrarengiz bir güzelliktir. (Mehmet Murat ildan)
* Dinsel alan benim için bir gerçeklik değil bir düşler alanıdır, bir düşler dünyasıdır. Hiç şüphe yok ki dinler, çok uzak olmayan bir gelecekte tasfiye olacaklar, pratik anlamda dünyadan silinecekler, ama dinsel yapılar insanoğlunun tarihinin ibret dolu ve önemli bir parçası olarak yerlerinde duracaklardır. Bir gün bu yeryüzünde bütün hakikatler açığa çıktığında, dinler önemsizleşecekler, unutulup gidecekler ve yeni tapınaklar artık yapılmayacak ve o gün gerçeğin büyük zaferine, yeni bir insanlığın, yeni bir dünyanın, yeni bir çağın muhteşem doğuşuna rağmen yine de hüzünlü bir gün olacaktır. Ve dinsel söylemler içinde "Ne mutlu merhametli olanlara" türden doğru düşünceler her zaman insanlık vicdanının güzel bir parçası olarak içselleştirilmiş bir şekilde kalacaklardır. (Mehmet Murat ildan)
* Dine ihtiyacımız yok; dinle, ibadetle zaman kaybedemeyiz. Tanrı'yla bir sorun yok; Dost-Tanrı, Arkadaş-Tanrı neredeyse orada durmaya devam edecek. Akıllı insanların Tanrı'yla hiçbir zaman sorunları olmadı, çünkü onlar Tanrı ve din arasındaki o yapay ipi kestiler, o sahte bağı kopardılar ve geriye bilinmeyen esrarengiz bir güç kaldı sadece. (Mehmet Murat ildan)
* Dindarın dinsize kız verdiği nerede görülmüştür? (Mehmet Murat ildan)
* Hıristiyan bir serçe, Müslüman bir aslan ya da Yahudi bir fil görmedim. Hayvanlar şanslılar çünkü henüz dini icat etmediler!.. (Mehmet Murat ildan)
* Ah, şu rahipler! Geceleri kilisenin kapısına kilit vurur vurmaz bekâret kemerlerinin de kilitlerini açarlar, kafesleyince bir dilber!.. (Mehmet Murat ildan)
* Din, cehaletin elinde yozlaşmış ve kurtlaşmış; ağzını açmış çirkin dişlerini gösteriyor, etrafa sevgi yerine korku salıyor; bilim, kuzu gibi bir köşeye sinmiş, titriyor! Böyle bir düzen yalnızca karanlık ve ıstırap getirir. (Mehmet Murat ildan)
* Din, Tanrı'yla insan arasındaki bir köprü değildir; onların arasındaki Çin Seddi'dir. (Mehmet Murat ildan)
* Evrendeki en uzun mesafe yıldızlar arasında olan değil, dinle gerçek arasında olan mesafedir. (Mehmet Murat ildan)
* En büyük uyanış, dinlerin çocuksu aldatmacalarından ve icat edilmiş hikayelerinden uyanıştır. (Mehmet Murat ildan)
*Din'in ölüm tarihini bilmiyoruz ama doğum tarihini biliyoruz: İnsanın, herhangi bir şeyden ilk büyük korku deneyimini yaşadığı tam o gece!.. (Mehmet Murat ildan)
* Dini sevmiyorum; bana ne yapmam gerektiğini söyleyen hiçbir şeyi ya da hiç kimseyi sevmiyorum! Biz yalnızca kendi zekamızdan emir almalıyız! (Mehmet Murat ildan)
* Din, donuk ve sönük zihinler yaratma ustasıdır. (Mehmet Murat ildan)
* Milyonlarca insan açlıktan ölürken, milyonların ibadethane yapımına harcanması korkunç derecede utanç vericidir! Kurumsal din, sadece bu rezalet yüzünden bile cehenneme gitmelidir! (Mehmet Murat ildan)
* Gelecekte bütün dinler batacak, yalnızca Tanrı ayakta kalacak! Gerçek olmayan sadece bir süre baki kalır, sonra da batar. (Mehmet Murat ildan)
* Tanrı bizi bütün dinlerden korusun! (Mehmet Murat ildan)
* İşte insanlık için bilinçte iyi bir devrim ve iyi bir kurtuluş formülü: Dinden kurtul, Tanrı'yı muhafaza et! (Mehmet Murat ildan)
* Elinde kılıç olan herhangi bir din, din değildir; sadece bir katiller ordusudur. Gerçek bir Tanrı adamı elinde sadece çiçek taşır. (Mehmet Murat ildan)

Doğa - Tabiat

* Ormanda yere çökmüş meçhul bir sis ve bir de bir guguk kuşu… Onlar krallardan, krallıklardan, elmaslı pırlantalı taçlardan çok daha değerlidirler. (Mehmet Murat ildan)

* Hüzünlü anlarda tabiatın kucağında ağlamak kadar ferahlatıcı bir şey yoktur. (Mehmet Murat ildan)
* Tanrı, doğayı ve insanı aynı dal üzerine oturtmuştur; eğer insan bu dalı kesecek olursa, aşağıya düşen doğanın yanında kendisi de olacaktır mutlaka. (Mehmet Murat ildan)

* Doğanın kulakları sağırdır; onunla pazarlık yapılmaz! Doğa yaramazlık yapmak istedi mi, kimse ona engel olamaz. (Mehmet Murat ildan)
* Doğa da, uygarlık da, bunların her ikisi de aynı! Aralarında hiçbir fark yok! İkisi de fırsatını buldular mı acımasızca öldürüyorlar insanı! (Mehmet Murat ildan)
* İnsanların çoğu tabiatın rüyamsı görüntülerinden, o harikulade manzaralardan pek etkilenmezler. Ben onlara, rüyaların içinde rüyayı görmeyenler, “Donuklar” derim. Böyle olmadığım için kendimi şanslı sayıyorum. Körlerin dünyasında gözü fal taşı gibi açık olmak ne güzel!.. (Mehmet Murat ildan)
* Keşke bütün dünya bir Amazon Ormanı’na dönüşse; rengârenk kanatlarıyla uçan papağanlar, o harikulade kuşları görsek çevremizde ve neşeyle dolaşan sincapları ve buz gibi akan pınarlarda yüzümüzü yıkasak ve ılık sağanak yağmurların altında Gene Kelly’in filmi “Singing in the Rain”deki gibi sırılsıklam olsak. Orman sisleri içinde bir hayal âlemi oluşsa… Bunlar mümkündür… Her şey mümkündü... Her şey halen mümkündür. (Mehmet Murat ildan)
* Doğada herkesin derdi diğerini yemektir! Her canlı bir diğerinin lezzetli yemidir. (Mehmet Murat ildan)
* Doğa benim tapınağım; ağaçlar benim rahiplerim; kuşlar hahamlarım, yağmurlar imamlarım! Doğa, benim tek gerçek dinimdir!.. (Mehmet Murat ildan)

Doğaüstü - Mistik

* Doğaüstü düşünceleri tamamen kafamızdan atsak, dünyamız daha yavan, daha tatsız olur. Hortlaksız, hayaletsiz, cinsiz, perisiz, masalsız bir dünya şüphesiz daha az eğlencelidir ve akıl almaz düşlerimizle zenginleşmiş, mistik hayallerimizle varsıllaşmış bir dünyanın pahası çok daha yüksektir. (Mehmet Murat ildan)

Doğru - Doğruluk - Dürüstlük


* Doğruya doğru en küçük bir adım dahi atmaktan her fırsatta kaçan büyük budalalar!.. Bu dünya onların yüzünden olması gerektiği mükemmelliğe bir milim dahi yaklaşamıyor. Onlar dünyayı aşağıya çekiyorlar, içinde bulundukları o korkunç yanlışlıklar bataklığına. (Mehmet Murat ildan)

* Doğrular ölümsüzdür, Tanrı gibi ölümsüz! Yanlış dediğimiz şey, bir meyve gibidir; günleri sayılıdır, çürümekten kurtulamaz. Oysa doğru dediğimiz şey altın gibidir; günler, aylar, yıllar ve hatta yüzyıllar altını saklayabilir, gözden kaçırabilir ama asla çürütemez onu. (Mehmet Murat ildan)
* Bir doğru, bir hatayı da beraberinde getiriyor bazen; kâr ve zarar iki kardeş gibi ayrılmıyorlar birbirlerinden. (Mehmet Murat ildan)
* Doğrular, inciler gibidir. İnciler biraz çamurlanabilir, ama bir gün bu inciler tekrar çamurdan temizlenip tarihin gerdanına takılırlar ve orada ışıl ışıl parıldarlar(Mehmet Murat ildan).
* Eğer dürüst bir insan bulmak için yürümeye başladıysanız, yanınıza bolca yiyecek ve giysi alın, çünkü çok uzun bir yürüyüş olacaktır bu! (Mehmet Murat ildan)
* Bir Türk atasözü doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulur der. Bu doğrudur; fakat gerçeği kucaklayan onuncu köy her zaman mevcuttur! Onuncu, yüceliğin alçaklığa cevabıdır! (Mehmet Murat ildan)

Dost - Dostluk

* Bazen birisiyle karşılaşırsınız, o süngerdir, siz de su; hemen bir iç içe geçiş, çabucak bir kaynaşma, tabii bir bütünleşme olur. Bazısı da vardır ki, ona dair her şey koskoca granit bir kayadır, çelikten bir zırhtır; ne o sizin içinize akar ne de siz onun. Bu ikincilerle hiç karşılaşmasak değerli ömrümüzün saadet yollarında çok daha fazla zaman geçirmiş oluruz. (Mehmet Murat ildan)

* Zamanın ve mekânın içinde yitirdiğimiz insanlara ne oldu? Bir zamanlar tanıdığımız, sonra da alacakaranlık vaktinin siluetlerine, mahzenlerin içindeki kalın tozlara bulanarak kaybolmuş şarap şişelerine dönüşmüş bu eski dostlara, eskiden hoşlandıklarımıza, hoşça vakit geçirdiklerimize? Ne oldu onlara? Böyle bir merak uyanır insanın içinde, hüzünle karışık tuhaf bir merak. (Mehmet Murat ildan)
* İnsanları çoğu kez ormanlardaki yılanlar, kaya diplerindeki akrepler değil, yanı başlarındaki hizmetçileri, korumaları, akrabaları, tanıdıkları, eşleri, dostları, sevgilileri sokarlar. Sizi sokacak bir eşek arısı arıyorsanız önce yakınınızdakilere bakınız!.. (Mehmet Murat ildan)
* İnsanın sabrını ölçmeyen anlayışlı bir dost… Herkese en az bir tane lazım ondan! (Mehmet Murat ildan)

Dua

* Biçare insanoğlu bin tane dua eder de eğer biraz olsun şansı varsa belki bir tanesi kabul olunur. (Mehmet Murat ildan)

* Yararsız dua etmek, Tanrıdan yanlış yapmasını dilemek günahtır. (Mehmet Murat ildan)

* Altını boşa harcamak madden, duayı boşa harcamak da manen fakirleştirir insanı. (Mehmet Murat ildan)
* Dua, içinde mektup olan bir şişeyi, okyanusun bir kıyısından karşı kıtadaki kıyıya göndermek için suya bırakıvermektir. Duanın en güzel yanı, moralsizlikten bitap düşmüşken bizi umut meyveleriyle besleyip güçlendirmesidir. (Mehmet Murat ildan)

Duygu - His

* Duygularımın hacmi şimdilerde öyle geniş ki, onları içine alacak kadar büyük bir “Söz kabı” bulamam! Hissettiklerim bir okyanus, sözlerimse ufak bir tas, küçük bir kâse. (Mehmet Murat ildan)

* Kontrol edilemeyen duygularla ilgili “Yapma!” “Etme!” diye ahkâm kesmek, yol göstermek beyhudedir. (Mehmet Murat ildan)

* Gergedana diken batırsak ne fark eder; ruhu bile duymaz; katırı mahmuzlasak kılını kıpırdatmaz; mandayı kırbaçlasak dönüp bakmaz bile!.. Her şey ya da herkes duygulu değildir. (Mehmet Murat ildan)
* İnsanı tek bir duygu yıkmaz; farklı duygular bir araya gelip, Brutus ve arkadaşlarının Sezar'ı çeşitli darbelerle yere yıkmaları gibi, hep birlikte acımasızca vurarak yere yıkarlar. (Mehmet Murat ildan)
* Hislerine gem vurulmasını kendine yediren kişinin bir attan ne farkı kalır? (Mehmet Murat ildan)
* İnsanın başına ne gelirse duygusal olmaktan gelir. Bir “Kaya” neden yüzyıllar boyunca her şeye meydan okuyabilir? Çünkü “Kaya” güçlüdür, çünkü “Kaya” duygusuzdur. Duygu, insanı yıpratır, onu zayıflatır. (Mehmet Murat ildan)
*Duygularınıza karşı savaş açmayın ya da kaçınılmaz yenilgiye hazır olun! (Mehmet Murat ildan)

Monday, September 7, 2009

Dünya


* Dünya hak etme sistemine göre işlemez, kesinlikle böyle işlemez. “Herkes hak ettiği gibi yaşıyor” sözünü ancak koca bir aptal ya da bir zırdeli söyleyebilir. (Mehmet Murat ildan)

* Dünya her zaman var olmayacaktır, çünkü onu koruyan hiçbir güç yok! İlahi bir koruma şemsiyesi yoktur. (Mehmet Murat ildan)

* İnsan yaşama her zaman mikro ve lokal bakmamalı, makro ve global bir bakış açısıyla dünyayı bir bütün olarak görmeli ve öyle davranmalıdır; herkes, bu dünyada olup biten her şeyden kendisini de sorumlu hissedebilmelidir. İnsanlar ayrı ayrı gemilerde değil tek bir gemide seyahat etmektedirler. Nuh’un Gemisi dünyadır, dünyanın tamamıdır, ta kendisidir! Küresel bir bakış açısına sahip olmak kişinin gelişmişlik düzeyini ortaya koyar. Yerel bir mantığınız varsa azgelişmişsiniz demektir. (Mehmet Murat ildan)
* Dünya şu anda muhakkak ki bir alçak değerler yörüngesindedir; onu bu bozuk yörüngeden çıkarıp yüksek değerler yörüngesine oturtmak gerek. Yüksek değerler yörüngesinde küçük insanlara, köylü kurnazlarına yer yoktur. (Mehmet Murat ildan)
* Dünya küçüktür derler. Öyle derler ama, dünyanın çevresi kırk bin kilometre! Pek de küçük değil. (Mehmet Murat ildan)
* Dünyayı karmaşık hale getiren insanoğludur! Dünya basittir ve hafiftir; ona birçok anlamsız yük yükleyerek insanoğlu onu karmaşıklaştırır ve ağırlaştırır. (Mehmet Murat ildan)
* Bu dünya avcılar ve avlar dünyasıdır. (Mehmet Murat ildan)
* Dünya öyle pis ki, onu temiz görmek için Pollyanna gözleriyle bakmak gerekli. (Mehmet Murat ildan)
* Sivil itaatsizlik, dünyayı yerinden oynatacak bir kaldıraçtır. (Mehmet Murat ildan)
* Dünyada eksiksiz, sorunsuz, lekesiz hiçbir kıta, hiçbir ülke yok. Her yerde bir hastalık var; altından, gümüşten sarayların içinde bile sorunlar, felaketler var. (Mehmet Murat ildan)
* Çürük bir diş, zaman ilerledikçe çürümesine devam eder, sağlam bir dişe dönüşmez; bayatlamış bir peynir de, bir daha asla taze hale gelmez. Neden böyle rezil bir sistem hâkim dünyada; neden şöyle değil de böyle, düzgün değil de yamuk, sağlam değil de sakat? Papazlara sorarsanız, “Tanrı böyle buyurmuş!” palavrasını atacaklardır size; filozoflar da böyle büyük soruların altında küçük bir böcek gibi ezilip giderler. (Mehmet Murat ildan)
* Bu dünyaya saf gözlerle bakınca insanın iştahı açılır, ama uyanık gözlerle baktınız mı, mideniz bulanır. Ah bir bilseniz, ne dolaplar dönüyor, ne dalavereler çevriliyor!.. (Mehmet Murat ildan)
* Dünya, cehennem okyanusundaki küçük cennet adacıklarından oluşmuş bir yerdir. İyi insanlar yataklarında masumca uyurlarken, birbirinden güzel düşler görürlerken, başka bir yerlerde de sapıklık, acı, ölüm bütün dehşetiyle hüküm sürer. (Mehmet Murat ildan)
* Dünya, ona biraz yukarıdan baktığınızda mavi renkli bir tımarhaneyi andırır. (Mehmet Murat ildan)
* Bu dünya, kalbi buz tutmuş, vicdanı örümcek ağlarıyla örülmüş “Hiçlerle,” insan kılığındaki “İnsafsız gölgelerle” ağzına kadar doludur. (Mehmet Murat ildan)
* Dünya çok hızlı dönüyor; bizler de onun dönüş hızına ayak uydurmalıyız; zihnimiz çok hızlı çalışmalı, kararları çok çabuk vermeliyiz; manevralarımız çok süratli olmalı. (Mehmet Murat ildan)
* Dünya dönüyorsa eğer, kilise bile onu durduramaz, dünya dönmüyorsa kimse çıkıp da onu döndüremez. (Mehmet Murat ildan)
* Bu dünyanın gizli bir kuralı var âdeta: Ölmesi gerekenler yaşar, yaşaması gerekenler ölür. (Mehmet Murat ildan)
*Dünyayı ve insan ırkını kurtarmak için, insanların genetiklerini değiştirerek evrimsel hataları düzeltmeliyiz. (Mehmet Murat ildan)
* Sıklıkla şöyle söylenir: Bu dünya erkeklerin dünyası! Bu gerçeği değiştirmeliyiz ve şunu yaratmalıyız: Bu dünya insanların dünyası! (Mehmet Murat ildan)
* Dünyayı değiştirmeye karar verdiyseniz, dünyanın boyutlarıyla ilgili kitapları okumayın! Bir meteor gibi olun; en üst düzey cesaret ve korkusuzluk içerisinde dünyaya fikirlerinizle çarpın! (Mehmet Murat ildan)
* Dünyada iki çeşit insan vardır: Boyun eğen ve başkaldıran. Dünyanın problemi, çoğunluğun birinci kategoride olmasındandır! (Mehmet Murat ildan)