* Fırtınalarda ağaçları izleyin! Onlar nasıl da fırtınaya direnirler, nasıl da köklerinden koparılıp meçhulün içine savrulmamak için sıkı bir mücadele verirler! Fırtınaya direnmek gerçek bir kahramanlıktır. İçi toz toprak, balçık ve taş dolu kalpsiz fırtınalar, küstah kasırgalar istiyor diye asil ağaçlar köklerini terk edip başka yerlere göç etmezler. (Mehmet Murat ildan)
* Ağacın toprağını alırsak, artık onu neyle avutabiliriz? (Mehmet Murat ildan)
* Orman yakanlara, o yaktıkları yerlere ömür boyu ağaç dikme cezası verilmelidir. (Mehmet Murat ildan)
* Meşe ağacı neden bir sepete dönüşür? Söğüt ağacı neden cılız bir kasnak oluverir? Çünkü onların kendilerini savunacak güçleri yoktur! Yaşamak için savunmak, savaşmak gerek!.. (Mehmet Murat ildan)
* Ağaçların koynunda insanın ruhu gençleşiyor, beden de mecburen ruha ayak uydurmaya başlıyor, o da gençleşip güzelleşiyor. Yeşil ormanla mavi gökyüzü, mucizeler yaratan iki ünlü tarih öncesi doktordur. (Mehmet Murat ildan)
* Ateşe âşık bir orman, düğününde siyah gelinlik giyer. (Mehmet Murat ildan)
* Zaman gelecek, başka gezegenlere ağaçlar dikeceğiz. Portakal ve kiraz ağaçlarını görüyorum dünyanın ötesindeki uzak topraklarda. (Mehmet Murat ildan)
No comments:
Post a Comment