Wednesday, September 9, 2009

Çağ


* Piramitlerin, İskenderiye Feneri’nin, Rodos heykelinin, Artemis tapınağının, Çin Seddi’nin önünde sevgiyle ve saygıyla eğilirim, ama çirkin gökdelenlerin önünde asla! Modern çağ ucubeler yaratan bir Doktor Frankeştayn’dır. (Mehmet Murat ildan)

* Ampul, modern çağın şu parlak ve şişko çocuğu dünyayı istilâ eder etmez romantizm de öldü. Bayağı gerçekleri ön plâna çıkarıp, gizemli hayallere, ince duygulara izin vermeyen o çirkin parlaklık her yerde romantizmin canına okudu! Geceyi gündüzleştiriyor bu çağ! Bakir geceye zorla tecavüz ediyor bu ışıklar; bizler de oturmuş bu tecavüzü alkışlıyoruz! Midem bulanıyor. (Mehmet Murat ildan)
* Eski çağların mumları, meşaleleri, fenerleri, dolunayları vardı. O loşluğun içerisinde gökyüzü harikulâde görünürdü. Ya şimdi? Şimdi biz fakirleştik. Doğanın güzelliklerini eskisi gibi yaşayamıyoruz. Modern çağ dev bir tuzak; kayan kumlar tuzağı! Doğanın bütün güzellikleri bu kumların içine gömülüyor, yok oluyor. (Mehmet Murat ildan)
* Atlet, don, pijama satan dükkânların, kelle paça satan lokantaların parlak ışıkları, pavyonların ışıl ışıl yanan lâmbaları, köhne stadyumların dev projektörleri gökyüzünün soylu yıldızlarını söndürdü! Gözlerimiz yukarılarda değil artık, aşağılara bakıyoruz hep; modern çağda yukarıdaki sonsuzluk ülkesi, Atlantis gibi kayıp bir ülke oldu bizler için! Şehir denilen devasa bir ışık küresinin içine hapsedilmişiz; sokak lâmbalarından ötesi bulanık, kirli. (Mehmet Murat ildan)
* Gece karanlığı çökünce bu çağ seni bir odaya kilitliyor, bir morfinden hiç farkı olmayan kara bir kutunun karşısına geçiriyor ve seni uyuşturup zamanını öldürüyor. Zamanla birlikte sen de ölüyorsun! Modern çağ bizi öldürüyor. (Mehmet Murat ildan)
* Abartı dönemi, "Kibir çağı" sona erdi! Şimdi alçakgönüllü bir çağdayız. “Saraylar devri” bitti! Şimdiki yapılar daha sade, daha samimî, daha gösterişsiz. (Mehmet Murat ildan)
* Ben bu çağa ait değilim; bu çağdan kaçıp kurtulmak istiyorum. Beni bu çağın kirli sayfalarından silgiyle silsinler ve geçmiş çağların altın yaldızlı sayfalarına yeniden çizsinler istiyorum. (Mehmet Murat ildan)
* Tabiatın bize cömertçe bahşettiği hazineleri ölçü bilmeksizin yağmalayan bu açgözlü çağa lânet olsun! (Mehmet Murat ildan)
* Bu çağ bir katil, bir akrep, güzel olan her şeyi öldürüyor, kuduz köpek gibi her şeyi ısırıyor. Ağaçları kesiyor, suları kirletiyor, havayı zehirliyor, hayvanların neslini tüketiyor. Sadece çevremizi değil, bizi de, ruhumuzu da, beynimizi de öldürüyor. İnsan kalitesi her geçen gün düşüyor. (Mehmet Murat ildan)
* Bu çağa ayak uyduran herkes yaşayan bir ölüdür, bir zombidir! Bu çirkin çağ, kimini bir bilgisayarın başına kilitlemiş, kimini bir kara kutunun önüne bağlamış, kimini bir arabanın direksiyonuna mahkûm etmiş, kimini de bir şirketin ellinci katına hapsetmiş. Herkes bir yerlerde tutsak edilmiş. Hayat hızla geçip gidiyor, oysa tutsaklar bir yerlere fazla kımıldayamıyorlar; sadece kendilerine verilen anlamsız işlerle meşguller. Çağın prangaları, doğar doğmaz ayaklarımıza geçiriliyor! (Mehmet Murat ildan)
* Çağımız berbat bir entrika çağı; insanlar eskisinden daha fazla tilkileşti. (Mehmet Murat ildan)

No comments:

Post a Comment